İçinde SİRA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sira" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sira bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sira ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sira olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

SİRACETTİN

9 harfli kelimeler

EYSİSİRAN

8 harfli kelimeler

İNSİRAFİ, TEYSİRAN, EKSİRANI, EĞSİRANI, TAKSİRAT

7 harfli kelimeler

EKSİRAN, İNSİRAF, SİRAYET, MESİRAF, İSİRANİ, İNSİRAN, İHSİRAN, EYSİRAN, ESİRANI, ELSİRAN, EĞSİRAN

6 harfli kelimeler

İSİRAN, ESİRAN

5 harfli kelimeler

SİRAÇ, SİRAN, SİRAP, SİRAR, SİRAZ

4 harfli kelimeler

SİRA

Bazı kelimelerin anlamları

SİRA

Karayemiş ağacının fırında kurutulmuş meyvesi. Sıra. Vaktin belli bir münasebet anı, an.

EKSİRAN

Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç. Ateş küreği.

İSİRANİ

Hamur kesmeye yarayan demir araç.

İNSİRAF

Bükün.

EYSİRAN

Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç. Ocaktan kül almakta kullanılan araç. (Değirmendere Afyonkarahisar).

EYSİSİRAN

Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç.

SİRACETTİN

"Dinin kandili, dinin verdiği aydınlık, ışık; ışıklandıran, aydınlatan.".

İNSİRAN

Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç.

TAKSİRAT

Kusurlar, suçlar.

İHSİRAN

Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç.

EĞSİRANI

Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç.

SİRAYET

Hastalık başkalarına geçme, bulaşma. Yayılma, dağılma.

MESİRAF

Masraf.

TEYSİRAN

Tekneden hamur kazımaya yarayan bir çeşit araç.

İNSİRAFİ

Bükünlü.

EKSİRANI

Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç.

  -   -   -  

Anlamında SİRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SEPİŞMEK

Serpişmek, dağılmak. Serpilmek. Yayılmak, dağılmak, bulaşmak, sirayet etmek.

TEHZİRAT

Arapça kökenli taksirât: taksirat; görecekler; ameller.

GEÇMEK

Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.

ISIRAN

Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç. Fırında ekmek, börek, çörek çevirmeye yarayan bir çeşit kürek. Ateş küreği. Hamur kesmeye yarayan demir araç. Tekne kazımak ve hamur kesmek için kullanılan demir araç. Diğer kullanımları: eğesiran, eğsiran, eğsiranı, eksiran, elsıran, elsilen, esiran, esiren, esireni, eysitan, ısırgan, ıskaran, ıskıran, iysiran, teysıran.

BÜKÜNLÜ

Türetmede ve çekimde kelime kökleri değişikliğe uğrayan, bükülgen, insirafi.

BÜKÜN

Dil bilgisi görevleri ve yapı bakımından, kelime köklerinin başında, içinde veya sonunda türlü değişikliklerin olması, insiraf.

BULAŞMAK

Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.

ARINTI

Temizlenmiş bir şeyin işe yaramıyan parçası. Tabakların, koyun ve kuzu derilerinden ikinci kez kazıyarak çıkardıkları yün, kıl artıkları. Yakacak ve kabtan başka, yemek pişirmek için gerekli bütün şeyler: Arıntı olduktan sonra yemek yapmakta bir şey mi?. Yıkanan, temizlenen çamaşır: Kızım, güneş varken şu arıntıları ser de kurusun. Deriden çıkan kıllar. (Yalvaç Isparta). Keçe yapmakta kullanılan kıl. (Bor Niğde). Yıkama sirasmda ayrılan pis yün ya da kıl parçaları. (İnhisar Söğüt Bilecik; Bor Niğde).