Kelimeler arşivi içinde; başında "sinir" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. sinir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sinir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sinir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİNİRKANATLILAR, SİNİRSEKYAPRAĞI, SİNİRLENEBİLMEK
SİNİRLENDİRMEK, SİNİRLENEBİLME
SİNİRLİYAPRAK, SİNİRSİLENMEK, SİNİRLENDİRME
SİNİRSİZLİK, SİNİRLENMEK
SİNİRLEMEK, SİNİRLİLİK, SİNİRLENME, SİNİRLENİŞ, SİNİRSEMEK, SİNİRİLMEK, SİNİRSİMİŞ, SİNİRBİLİM
SİNİRTMEK, SİNİRLİOT, SİNİRLEME
SİNİRMEK, SİNİROTU, SİNİRSEG, SİNİRSEK, SİNİRSEL, SİNİRKÖY, SİNİRGEN, SİNİRSİZ
SİNİR
Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.
SİNİRKANATLILAR
İki çift ve zarsı kanatları incecik sinir telleriyle örülmüş, yumuşak vücutlu böcekler topluluğu. (Karıncaaslanı, bu dizinin pek bilinen türlerindendir.). (Neuroptera), iyi bilinen türüdür.
SİNİRLENEBİLME
Sinirlenebilmek işi.
SİNİRLENDİRME
Sinirlendirmek işi.
SİNİRSEKYAPRAĞI
Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.
SİNİRLENME
Sinirlenmek işi.
SİNİRLEMEK
Etin içindeki kas kirişlerini ve kalın zarları ayıklamak. Sindirmek, hazmetmek. Savaşlarda, hasmın altındaki atın art ayak kirişlerini kılıçla kesmek.
SİNİRLENEBİLMEK
Sinirlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SİNİRSİZLİK
Sinirsiz olma durumu.
SİNİRSİLENMEK
Yemek bozulmak.
SİNİRLENİŞ
Sinirlenme işi.
SİNİRLİLİK
Sinirli olma durumu, asabilik, asabiyet. Sinirli bir biçimde davranma, asabilik, asabiyet.
SİNİRLENDİRMEK
Sinirlenmesine sebep olmak.
SİNİRLENMEK
Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek.
SİNİRSEMEK
1.Gevrekliği gitmek, bayatlamak (leblebi, fıstık ve benzerleri için). 2.Sertleşmek, kartlaşmak, bozulmak (et, sebze ve benzerleri için). Odun ve benzerleri sertleşmek. Nohut, fasulye ve benzerleri pişmez duruma gelmek, büzüşmek.
SİNİRLİYAPRAK
Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİNİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
BAZOFOBİ
Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı. Yürürken düşme korkusu.
ÇÖZÜLÜM
Çözülme işi, dağılım, bozgun. Sinir merkezleri arasındaki iş birliği ve uyumun bozulup kesilmesi.
ASABİYET
Sinirlilik.
CİNLİ
İçinde cinlerin olduğuna inanılan. Öfkeli, sinirli (kimse).
ASAP
Sinir.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
CÜZZAM
Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık, miskin hastalığı, lepra.
BOĞUM
Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.
ASABİ
Sinirli. Sinirli bir biçimde. Sinirsel.
BUNAMA
Yaşlanma veya bazı sinir hastalıklarına bağlı olarak ilerleyici bir biçimde belleğini yitirme, alık duruma gelme, ateh.
DAMARDARALTAN
Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).
DAMARGENİŞLETEN
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).
ASABİLİK
Sinirlilik.
ASABİYECİ
Sinir hastalıkları uzmanı.
ASABİLEŞMEK
Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
AZNAVUR
İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse.
BABALI
Babası olan. Zaman zaman sinir nöbeti geçiren.
ASABİYE
Sinir bilimi. Sinir hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.