Kelimeler arşivinde; içinde "sinir" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sinir bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sinir ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sinir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SİNİRKANATLILAR, SİNİRLENEBİLMEK, SİNİRSEKYAPRAĞI
SİNİRLENDİRMEK, SİNİRLENEBİLME
SİNİRLENDİRME, SİNİRLİYAPRAK, SİNİRSİLENMEK
SİNİRLENMEK, SİNİRSİZLİK, TERSİNİRLİK, KURTSİNİRLİ
SİNİRSİMİŞ, SİNİRİLMEK, SİNİRBİLİM, SİNİRSEMEK, SİNİRLİLİK, SİNİRLENME, SİNİRLENİŞ, SİNİRLEMEK, TELİMSİNİR
SİNİRLEME, SİNİRTMEK, SİNİRLİOT, SAÇSİNİRİ, KUYUSİNİR, KIRKSİNİR
SİNİRKÖY, SİNİRSEL, TERSİNİR, SİNİRSİZ, ÇIKSİNİR, SİNİRSEK, SİNİRSEG, SİNİROTU, SİNİRMEK, SİNİRGEN
SİNİRSE, EĞSİNİR, SİNİRSİ, SİNİRLİ, AKSİNİR, SİNİRCİ, SİNİRCE
SİNİR
SİNİR
Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.
SİNİRSEKYAPRAĞI
Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.
SİNİRSİMİŞ
Güç pişen, iyi pişmemiş (et, sebze, ve benzerleri için).
SİNİRLİYAPRAK
Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.
SİNİRLENMEK
Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek.
SİNİRSİLENMEK
Yemek bozulmak.
SİNİRLENEBİLME
Sinirlenebilmek işi.
SİNİRİLMEK
1.Kömür yanıp kül olmak. 2.Gübre çürümek, yanmak, tarlaya konabilir durumda olmak.
SİNİRSİZLİK
Sinirsiz olma durumu.
KURTSİNİRLİ
Arka bacakları eğri at.
TERSİNİRLİK
Tersinir bir olayın özelliği.
SİNİRKANATLILAR
İki çift ve zarsı kanatları incecik sinir telleriyle örülmüş, yumuşak vücutlu böcekler topluluğu. (Karıncaaslanı, bu dizinin pek bilinen türlerindendir.). (Neuroptera), iyi bilinen türüdür.
SİNİRLENEBİLMEK
Sinirlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SİNİRLENDİRME
Sinirlendirmek işi.
SİNİRLENDİRMEK
Sinirlenmesine sebep olmak.
SİNİRBİLİM
Sinir dizgesinin yapısı ve görevi üzerinde inceleme ve araştırmalar yapan bilim dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİNİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASABİ
Sinirli. Sinirli bir biçimde. Sinirsel.
ASABİYECİ
Sinir hastalıkları uzmanı.
CİNLİ
İçinde cinlerin olduğuna inanılan. Öfkeli, sinirli (kimse).
BABALI
Babası olan. Zaman zaman sinir nöbeti geçiren.
BUNAMA
Yaşlanma veya bazı sinir hastalıklarına bağlı olarak ilerleyici bir biçimde belleğini yitirme, alık duruma gelme, ateh.
DAMARDARALTAN
Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
ASABİLEŞMEK
Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.
BAZOFOBİ
Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı. Yürürken düşme korkusu.
CÜZZAM
Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık, miskin hastalığı, lepra.
ASABİLİK
Sinirlilik.
AZNAVUR
İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse.
BOĞUM
Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.
ASABİYET
Sinirlilik.
ASAP
Sinir.
DAMARGENİŞLETEN
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).
ASABİYE
Sinir bilimi. Sinir hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
ÇÖZÜLÜM
Çözülme işi, dağılım, bozgun. Sinir merkezleri arasındaki iş birliği ve uyumun bozulup kesilmesi.
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.