İçinde SİNİR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sinir" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sinir bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sinir ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sinir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SİNİRKANATLILAR, SİNİRLENEBİLMEK, SİNİRSEKYAPRAĞI

14 harfli kelimeler

SİNİRLENDİRMEK, SİNİRLENEBİLME

13 harfli kelimeler

SİNİRLENDİRME, SİNİRLİYAPRAK, SİNİRSİLENMEK

11 harfli kelimeler

SİNİRLENMEK, SİNİRSİZLİK, TERSİNİRLİK, KURTSİNİRLİ

10 harfli kelimeler

SİNİRSİMİŞ, SİNİRİLMEK, SİNİRBİLİM, SİNİRSEMEK, SİNİRLİLİK, SİNİRLENME, SİNİRLENİŞ, SİNİRLEMEK, TELİMSİNİR

9 harfli kelimeler

SİNİRLEME, SİNİRTMEK, SİNİRLİOT, SAÇSİNİRİ, KUYUSİNİR, KIRKSİNİR

8 harfli kelimeler

SİNİRKÖY, SİNİRSEL, TERSİNİR, SİNİRSİZ, ÇIKSİNİR, SİNİRSEK, SİNİRSEG, SİNİROTU, SİNİRMEK, SİNİRGEN

7 harfli kelimeler

SİNİRSE, EĞSİNİR, SİNİRSİ, SİNİRLİ, AKSİNİR, SİNİRCİ, SİNİRCE

5 harfli kelimeler

SİNİR

Bazı kelimelerin anlamları

SİNİR

Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

SİNİRLENMEK

Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek.

SİNİRİLMEK

1.Kömür yanıp kül olmak. 2.Gübre çürümek, yanmak, tarlaya konabilir durumda olmak.

SİNİRSİLENMEK

Yemek bozulmak.

SİNİRLENDİRMEK

Sinirlenmesine sebep olmak.

SİNİRSİZLİK

Sinirsiz olma durumu.

SİNİRBİLİM

Sinir dizgesinin yapısı ve görevi üzerinde inceleme ve araştırmalar yapan bilim dalı.

SİNİRLENEBİLMEK

Sinirlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

TERSİNİRLİK

Tersinir bir olayın özelliği.

SİNİRLENEBİLME

Sinirlenebilmek işi.

SİNİRKANATLILAR

İki çift ve zarsı kanatları incecik sinir telleriyle örülmüş, yumuşak vücutlu böcekler topluluğu. (Karıncaaslanı, bu dizinin pek bilinen türlerindendir.). (Neuroptera), iyi bilinen türüdür.

SİNİRSEKYAPRAĞI

Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.

SİNİRLİYAPRAK

Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.

SİNİRLENDİRME

Sinirlendirmek işi.

KURTSİNİRLİ

Arka bacakları eğri at.

SİNİRSİMİŞ

Güç pişen, iyi pişmemiş (et, sebze, ve benzerleri için).

  -   -   -  

Anlamında SİNİR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİNİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASABİYE

Sinir bilimi. Sinir hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

BAZOFOBİ

Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı. Yürürken düşme korkusu.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

ASABİYET

Sinirlilik.

DAMARDARALTAN

Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).

AZNAVUR

İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse.

ASABİLEŞMEK

Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.

BABALI

Babası olan. Zaman zaman sinir nöbeti geçiren.

ASABİ

Sinirli. Sinirli bir biçimde. Sinirsel.

BOĞUM

Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.

BUNAMA

Yaşlanma veya bazı sinir hastalıklarına bağlı olarak ilerleyici bir biçimde belleğini yitirme, alık duruma gelme, ateh.

CÜZZAM

Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık, miskin hastalığı, lepra.

AKSON

Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

ASABİLİK

Sinirlilik.

ASABİYECİ

Sinir hastalıkları uzmanı.

ÇÖZÜLÜM

Çözülme işi, dağılım, bozgun. Sinir merkezleri arasındaki iş birliği ve uyumun bozulup kesilmesi.

DAMARGENİŞLETEN

Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).

CİNLİ

İçinde cinlerin olduğuna inanılan. Öfkeli, sinirli (kimse).

ASAP

Sinir.