Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sibi" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sibi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sibi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sibi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SİBİ
Kilim. Ördek. Dar giysi için.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİBİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖSTERMECİLİK
Cinsel organlarını gösterme biçiminde görülen ruhsal sapıklık, ut açıcılık, teşhircilik, eksibisyonizm. Kendini üstün gösterme çabası.
TUNGUZ
Doğu Sibirya'da yaşayan, avcılık ve balıkçılıkla geçinen, yarı göçebe bir topluluk.
AZLU
Nasibi, kısmeti az.
BEHRESİZ
Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre.
ŞOR
1.Söz sohbet. 2.Toplantı. Tuzlu. 2.Bir çeşit tuzlu peynir, çökelek. 3.Tuzlu, beyaz toprak. 4.Tuzlu, acı su. 5.Tuzlu ayran. 6.Koyunlara içirmek için hazırlanan tuzlu su. 7.Acı ve ekşi. 1.Kin, öfke. 2.Acı söz. 3.Üzüntü, dert. 4.Kötü. Nezle. Salamura balık. Hep, bütün. Rakı artığı. Tuzlu. Hastalık, güçsüzlük, zayıflık. Ayrandan yapılan çökelek. Yağı alınmış sütten elde edilen lor, kesmik, ekşimik. Laf, söz. Laf, söz (Kızılca k.). Dedikodu, kışkırtma, acı söz. Söz, lâkırdı, lâf. Tuzlu (su). Batı Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğunun adı.
PALEARKTİK
Avrupa, Kuzey Afrika, Batı Asya, Sibirya, Kuzey Çin ve Japonya'yı kapsayan bir zoocoğrafik bölge.
NASİPLENMEK
Nasibini almak.
FİYU
Kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, İskandinavya, Kuzey Rusya, Sibirya'nın güneyinden Kamçatka'ya kadar uzunan bölgelerde kuluçkaya yatan, Türkiye'de yalnız kış aylarında görülen, göl ve bataklıklarda yaşayan, göç sırasında ve kış aylarında deniz kenarlarında da görülen ve yeşil baş ördekten daha küçük olan bir tür. Islık çalan ördek.
KESİB
Ölçü: Bu işin kesibini gaçırdın.
YAKUT
Pembe veya erguvan tonları ile karışık koyu kırmızı renkte, saydam bir korindon türü olan değerli taş. Bu taştan yapılmış veya bu taşla süslenmiş. Kuzeydoğu Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğu veya bu topluluktan olan kimse, Saha.
LAMARCKCILIK
(Eş anlamlısı: Lamarckizm), (j. Batı Lamarck: I744-I829) Kazanılmış karakterlerin gelecek döle geçmesi prensibine dayanan ve Lamarck adlı fransız bilgininin ileri sürdüğü bir evrim teorisi.
PANAEOLUS
Yapısında psilosibin ve psilosin adlı 4-hidroksitriptamin türevi psikoetkin alkaloitler içeren bir mantar türü.
NASİPLİ
Nasibi olan, kısmetli. Her istediğine kolayca ulaşan.
TELEÜT
Batı Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğu.
ALTAİKOYUNU
Güney Rusya'da geliştirilmiş, Amerikan Rombouillet, Kafkas koyunu, Avustralya Merinosu ve daha sonra Sibirya Merinosuyla çaprazlanmasıyla elde edilmiş koyun ırkı, Sibirya Rambouillet koyunu.
ŞAMANLIK
Genellikle Sibirya budunlarında yaygın olan eski bir Türk dini. Kuzey ve Orta Asya'da Türkler, diğer kıtalarda da başka topluluklar arasında günümüze kadar süregelen doğaya tapma, doğaüstü ruhlara inanma temeline dayalı din, Şamanizm.
NASİPSİZ
Nasibi olmayan, kısmetsiz. İstediğine ulaşamayan.
TATAR
Postayı süren kimse. Tataristan'da, Batı Sibirya'da ve Rusya Federasyonu'nun değişik bölgelerinde yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse.
ÜNİFORMİTE
Benzer sebeplerin benzer sonuçlar doğurduğu ve doğanın değişmezliği ve düzgünlüğü ilkesine dayanan bir teori. Benzer sebeplerin benzer sonuçlar doğurduğu ve tabiatın değişmezliği ve düzgünlüğü prensibine dayanan bir teori.
SİBERYE
Sibirya.