SEZİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sezi" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. sezi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sezi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sezi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SEZİNLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SEZİNLEYEBİLME, SEZİRGENDİRMEK

12 harfli kelimeler

SEZİLEBİLMEK

11 harfli kelimeler

SEZİLEBİLME, SEZİRGENMEK, SEZİNDİRMEK

10 harfli kelimeler

SEZİNSEMEK, SEZİNLEYİŞ, SEZİNLETME, SEZİNLEMEK, SEZİNİLMEK, SEZİNDİRME, SEZİKLEMEK

9 harfli kelimeler

SEZİNLEME

8 harfli kelimeler

SEZİLMEK, SEZİNMEK

7 harfli kelimeler

SEZİLME, SEZİŞLİ, SEZİNME

6 harfli kelimeler

SEZİYE

5 harfli kelimeler

SEZİN, SEZİM, SEZİŞ, SEZİK

4 harfli kelimeler

SEZİ

Bazı kelimelerin anlamları

SEZİ

Sezgi.

SEZİLEBİLMEK

Sezilme olasılığı bulunmak.

SEZİNLEYİŞ

Sezinleme işi.

SEZİNSEMEK

Sezer gibi olmak.

SEZİRGENDİRMEK

Duyurmak, sezdirmek.

SEZİNLEYEBİLMEK

Sezinleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SEZİLEBİLME

Sezilebilmek durumu.

SEZİRGENMEK

Sezer gibi olmak.

SEZİNİLMEK

Sezilmek.

SEZİNLETME

İki anlama gelen bir sözü, bir anlamda kullanırken öbürüne de uygun düşürme sanatı: / Şah-ı gül goncasıyle ser-efraz / Salınır rüzgâra eyler naz. (Ali Haydar Bey) (rüzgâr = âlem anlamına geldiği gibi esen hava anlamını da okşar.) bk. orantılı artsayış, yineleme.

SEZİNLEYEBİLME

Sezinleyebilmek işi.

SEZİNDİRME

Sezindirmek işi.

SEZİNLEMEK

Sezer gibi olmak, sezmek.

SEZİNDİRMEK

Sezinlemesini sağlamak, sezdirmek.

SEZİNLEME

Sezinlemek işi, sezme.

SEZİKLEMEK

Anlamak istemek, gözetlemek. Sezer, anlar gibi olmak.

  -   -   -  

Anlamında SEZİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖNSEZİLİ

Önsezisi olan.

MALASSEZİYA

Köpek ve kedilerin derilerinde ve kulaklarında normal olarak bulunan ve derinin önemli bir fırsatçı patojeni olarak değerlendirilen bir grup lipofilik mantar. Malassezia pachydermatitis ve Malassezia canis türlerinden oluşur.

HİSSİYAT

Duygular, sezişler.

HİSSİKABLELVUKU

Önsezi.

DEVİNDUYUM

Kas dokularında, sinir ve eklemlerde bulunan özel duyu alıcılarının uyarılması sonucu ağırlık, devinim ve vücut durumunun sezilmesini sağlayan duyumlara verilen ad.

MALASSEZİYAZİS

Malassezia türleriyle köpek ve kedilerde oluşan yerel veya yaygın, kızarıklık, aşırı pigmentasyon, pullanma ve tüy dökülmesiyle belirgin dış kulak yangısı ve deri yangısıyla belirgin mantar enfeksiyonu.

DUYUŞ

Duyma işi. Seziş.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

MANEVİ

Görülmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani, tinsel, maddi karşıtı.

BİLGİ

İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim.

ABANGES

Tarlanın seyrek sürülmüş yeri. Aklı eksik, kıt akıllı: Osmanın abanges olduğu yürümesinden belli. Her hareketinde beceriksizlik sezilen adam.

BİLİK

Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.

FERASET

Anlayış, seziş, sezgi. Zekâ.

İRFAN

Bilme, anlama, sezme. Gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş. Kültür.

ABAY

Şaşma ve korku ünlemi. Beceri. Seziş, anlayış. Büyük erkek kardeş. Kastamonu kenti, Taşköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

SEZİLME

Sezilmek durumu.

BASİRET

Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.

RADAR

Radyo dalgalarının yankısını alarak cisimlerin yerini ve uzaklığını bulabilen, genel olarak uçak ve gemilerde kullanılan cihaz. Trafik polisleri tarafından kullanılan, taşıtların hızını saptamaya yarayan aygıt. İçgüdü, seziş.

HİSSEDİLMEK

Hissetme işine konu olmak. Sezilmek.

DUYGU

Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.