Sonu SEYİRCİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "seyirci" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu seyirci ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında seyirci olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde seyirci olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SEYİRCİ

Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici. İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici.

  -   -   -  

Anlamında SEYİRCİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEYİRCİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OYNATIM

Oynatma işi. Sinema endüstrisinin, filmlerin seyircilere gösterilmesi işiyle uğraşan kolu.

CIBI

Boncuk ya da aşık oyununda seyircilerin oyuncuyu teşvik amacıyla "yen" anlamında kullandıkları sözcük: Bunların hepsini cıbı.

ISLIKLAMAK

Birinin sevilmediğini, istenmediğini veya beğenilmediğini ıslık çalarak belli etmek. Yapıtı, gösteriyi, oyuncuyu ya da sahne üzerindeki herhangi bir şeyi beğenmediğini açıklamak için seyircinin başvurduğu anlatım biçimi.

STADYUM

Takım oyunları, atletizm karşılaşmaları ve çeşitli törenlerin yapılabilmesi, seyircilerin de bunları izleyebilmesi için elverişli oturma yerleri olan alan, stat.

YAYIM

Yayma işi. Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye ulaştırılması, neşir. Kitap, gazete vb. okunacak şeylerin basılıp dağıtılması, neşir.

MEVKİ

Yer, mahal. Durum. Bazı ulaşım araçlarında yolculara veya tiyatro, sinema vb. yerlerde seyircilere sağlanan konfora ve bilet ücretlerine göre düzenlenmiş yer. Makam.

ALTINDA

Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

STANT

Sergilik. At yarışlarında seyirci tribünü.

SEYİRCİLİK

Seyirci olma durumu.

APAR

Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. Oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması. Oyuncuların sahnede, seyircilerin duyacağı ama sanki öbür oyuncuların duymayacağı biçimde kendi kendine konuşmaları. Oyuncunun seyirciye dönerek konuşması (Seyirciye sesleniş).

ORKESTRA

Yaylı, üflemeli ve vurmalı çalgılar topluluğu. Bazı tiyatroların birinci katında sahne veya perdeye en yakın koltuklar. Eski Yunan tiyatrolarında, sahne ve seyirciler arasındaki çember biçiminde koro yeri.

DİYAZOMA

Antik Yunan tiyatro yapısında seyirci yerindeki katlara verilen ad.

TRİBÜN

Spor salonu, stadyum, hipodrom vb. yarışma ve gösteri yapılmış olan yerlerde seyircilerin oturduğu koltuklu veya basamaklı bölüm, sekilik. Burada oturan seyirciler.

GECİKTİRİM

ve TV İzleyiciye herhangi bir olayın ortaya çıkacağına ilişkin ipuçları vererek onu sürekli bir bekleme, gerginlik, sıkıntı içinde bırakma biçimindeki anlatım. Bir oyunda seyircinin ilgisini ve gerilimini canlı tutmada kullanılan geciktirme uygulayımı. İzleyiciye herhangi bir olayın ortaya çıkacağını duyurmak, fakat sonucu durmaksızın geciktirerek onu sürekli bir bekleme, gerginlik, sıkıntı, yürek oynaması içinde bırakmak, soluk kesici bir durum yaratmak biçiminde kendini gösteren anlatım çeşidi. Bir oyunda seyircinin merakını uyandıracak geciktirme.

YAYIMCI

Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş, yayıncı, naşir, tabi, editör. Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye teknik düzeyde ulaştırılmasını sağlayan kimse. Görsel ve yazılı basında yayıma hazırlama yetkisi olan kimse, editör.

GİYSİLİK

Giysi konulan yer, elbiselik. Giysi yapılmaya elverişli (kumaş), elbiselik. Sürekli olarak kullanılan tiyatro giysilerinin saklandığı yer. Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer. Gardrop. Tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. Tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer.

AMİGO

Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.

KATARSİS

Seyircinin acıma ve korku duygularıyla iç arınmaya, dolayısıyla duygusal adalete yönelmesi durumu. Aristoteles'in Poetika'sında kullandığı bir terimdir. Seyircilerin olmayacak tutkularından arınmaları. Bu da ancak duyulan korku ve acıma duygusunun uyandırılması ile olabilir. Aristoteles'in "Poetica" adlı eserinde kullandığı bir terimdir. Dehşet ve acıma duygulannın seyirciyi içsel bir arınmaya götürdüğünü önerir.

FISILDAYICI

Oyun çalışmaları ve gösteri sırasında sahnenin seyirciye görünmeyen uygun bir yerinden, betiği izleyerek unutulan tümce başlanın fısıldayarak oyuncuya anımsatan görevli.

EPİLOGOS

Antik Yunan oyunlarında bitiş bölümü. Bir anlatıcının seyirciye olan bitiş konuşmasını kapsayan bölüm.