SERİN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "serin" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. serin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu serin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde serin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SERİNLEYEBİLMEK, SERİNLETEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SERİNLEYEBİLME, SERİNLETEBİLME, SERİNLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

SERİNKANLILIK, SERİNLENDİRME

11 harfli kelimeler

SERİNLETMEK, SERİNLEŞMEK, SERİNLENMEK

10 harfli kelimeler

SERİNBAYIR, SERİNYAYLA, SERİNNEMEK, SERİNLETME, SERİNLEŞME, SERİNLENME, SERİNLEMEK, SERİNKANLI, SERİNHİSAR, SERİNÇAYIR

9 harfli kelimeler

SERİNLEME, SERİNYAKA, SERİNTEPE, SERİNDERE, SERİNGÖZE, SERİNKUYU

8 harfli kelimeler

SERİNGÜL, SERİNLİK, SERİNMEK, SERİNOVA, SERİNKÖY, SERİNYOL

7 harfli kelimeler

SERİNCE, SERİNSU

5 harfli kelimeler

SERİN

Bazı kelimelerin anlamları

SERİN

Az soğuk, ılık ile soğuk arası. Hoşa giden, hafif bir soğukluk veren.

SERİNLETME

Serinletmek işi.

SERİNLENMEK

Serinlik duymak.

SERİNLETMEK

Serin duruma getirmek, serinlik vermek.

SERİNLEŞME

Serinleşmek durumu.

SERİNLEYEBİLME

Serinleyebilmek işi.

SERİNLETEBİLMEK

Serinletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SERİNLETEBİLME

Serinletebilmek işi.

SERİNLENDİRME

Serinlendirmek işi.

SERİNBAYIR

Bitlis şehri, Ahlat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

SERİNNEMEK

Serinlemek; soğumak.

SERİNLENDİRMEK

Serinlenme işini yaptırmak.

SERİNKANLILIK

Soğukkanlılık.

SERİNYAYLA

Ankara şehri, Yenice nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Manisa kenti, Alaşehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas şehrinde, Altınyayla ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

SERİNLEYEBİLMEK

Serinleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SERİNLEŞMEK

Serin duruma gelmek, serinlemek, serinlik vermek.

  -   -   -  

Anlamında SERİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SERİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CİLT

Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.

DÖRDÜZLEME

Eski Yunan tiyatrosunda üçü trajedi, sonuncusu yerme dramı olan dört sahne eserinden oluşan bölüm.

BAŞOYUNCU

Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran erkek oyuncu, başaktör. Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran kadın oyuncu, başaktris, primadonna.

ÇİY

Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale.

DONATIM

Donatma, teçhiz. Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler. Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.

DÜZELTİCİ

Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.

DEKOR

Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü. Görünüş, manzara. Bir yere süsleme amacıyla verilen düzen.

DÜZELTİ

Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.

DİZİN

Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste, endeks, indeks, fihrist. Belli bir konuda çıkan kitap ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir kitap veya süreli yayın biçiminde çıkan eser. Kitaplık, belge vb. için düzenlenen belli bir bilginin veya belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli liste.

BESTE

Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

CANLANDIRIM

Ortada kalan kalıntılarına göre bir eserin ana tasarısına uygun olarak yeniden çizimi.

DURGU

Sekte. Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

ÇOĞALTMA

Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.

DİNAMİT

Nitrogliserin ile yapılmış olan patlayıcı bir madde. Tutku, özlem, heyecan. Şiddetli, korkunç, hırslı.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

DİLİM

Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Radyatör parçalarından her biri.

AŞIRMAK

Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.