SEREN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "seren" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. seren ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu seren ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde seren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

SERENAĞACI

8 harfli kelimeler

SERENCAM, SERENLİK, SERENDER, SERENKÖY, SERENGÜL

7 harfli kelimeler

SERENTİ, SERENTE, SERENNİ, SERENLİ, SERENER, SERENDÜ, SERENDİ, SERENDE, SERENAT

6 harfli kelimeler

SEREND, SERENT

5 harfli kelimeler

SEREN

Bazı kelimelerin anlamları

SEREN

Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder. Konut kapılarında menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça.

SERENAT

Sesli olarak söylenen veya müzik aracılığıyla çalınan serbest biçimli müzik parçası. Geceleyin, açık havada sevgi duyulan biri için bir müzik aracıyla verilen küçük konser.

SERENNİ

Kuyudan su çekmekte kullanılan kaldıraca benzer bir aygıt.

SERENKÖY

Diyarbakır şehri, Hani ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SERENGÜL

Seren, yayan, döşeyen güzel.

SERENTİ

Dört direk üstüne yapılmış tahıl, meyve, sebze kurusu saklanan kiler.

SERENDER

Meyve, sebze, tarhana ve benzerleri kurutmaya yarayan genişçe, üstü açık balkon.

SERENDÜ

İçine mısır ve hayvan yiyeceği konan ahşap yapı.

SERENDİ

Dört, altı veya sekiz direk üstüne yapılmış tahıl, meyve ve sebze kurusunu saklamak için kullanılan kiler.

SERENLİ

Bayburt ilinde, Demirözü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Mardin şehrinde, Savur ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Tokat şehrinde, Niksar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

SERENAĞACI

Arabaların fazla sap taşımalarını sağlamak amacıyla köşelerine dikilen sadar ağaçlarının çatalları arasına koşuk olarak yerleştirilen iki sırık.

SERENTE

Meyve, sebze, tarhana ve benzerleri kurutmaya yarayan genişçe, üstü açık balkon.

SERENDE

Meyve, sebze, tarhana ve benzerleri kurutmaya yarayan genişçe, üstü açık balkon. Evlerin dışındaki zahire ambarı.

SERENCAM

Bir işin, bir olayın sonu, akıbet. Başa gelen bir durum veya olay.

SERENLİK

Arabalık, garaj. Mutfak rafı. Sergen yapmaya elverişli ağaç.

SERENER

Seren, yayan, döşeyen kimse.

  -   -   -  

Anlamında SEREN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

GABYA

Ana direklerin üzerine sürülen çubuklar ve ana direklerin üstlerinde bulunan serenler.

ABLO

Kayıkta yelken açıldığı zaman, yelkenin iki yana kaçmaması için serenin ucundan, dümene yakın kısmına bağlanan ipler.

ARİYA

Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.

BOMBA

Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.

MAYİSTRA

Grandi direğinin en alt sereni ve bu serene çekilen yelken. Kuzeybatı rüzgârı.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

PİK

Dökme demir. Geminin kıç tarafındaki bayrak serenine açılan üçgen biçimindeki yelken. Değer bakımından yükselme. Maça.

APLİ

Kayıkta yelken açıldığı zaman, yelkenin iki yana kaçmaması için serenin ucundan, dümene yakın kısmına bağlanan ipler.

CUNDA

Yatay serenlerin her iki başı.

GÜNNÜK

Şemsiye. Balkon, seren. Mevlitte tütsü olarak kullanılan bir çeşit ot. Beş vakit namaz. Ücret, yevmiye. Gündelik. Yevmiye.

ARMADOR

Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.

TABAN

Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.

TRİNKETA

Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

BRİK

İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.

GABYACI

Yelkenli gemilerde yelken, arma, seren ve bütün bunlara ait her tür işi yapan görevli, gabyar.

GÜLSEREN

Gülleri seren, çevreyi güllerle bezeyen.

GİZ

Sır. Yelken gemilerinde mizana direği denilen kıç direkte eğik duran bayrak sereni.

BASTİKA

Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.