İçinde SEREN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "seren" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde seren bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu seren ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında seren olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

SERENAĞACI, GÜMÜŞSEREN

8 harfli kelimeler

YANSEREN, SERENDER, SERENGÜL, SERENKÖY, NURSEREN, GÜNSEREN, GÜLSEREN, SERENLİK, TAPSEREN, SERENCAM

7 harfli kelimeler

SERENNİ, SERENLİ, SERENTE, SERENTİ, SERENAT, SERENER, SERENDÜ, SERENDE, İKSEREN, EYSEREN, EĞSEREN, AYSEREN, SERENDİ

6 harfli kelimeler

SEREND, ESEREN, SERENT

Bazı kelimelerin anlamları

SEREN

Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder. Konut kapılarında menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça.

SERENNİ

Kuyudan su çekmekte kullanılan kaldıraca benzer bir aygıt.

SERENLİK

Arabalık, garaj. Mutfak rafı. Sergen yapmaya elverişli ağaç.

SERENDER

Meyve, sebze, tarhana ve benzerleri kurutmaya yarayan genişçe, üstü açık balkon.

SERENGÜL

Seren, yayan, döşeyen güzel.

SERENKÖY

Diyarbakır şehri, Hani ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YANSEREN

Yaylada, bir kaç süt kovası asmaya yarayan, üç çatallı bir buçuk metre yükseklikte ağaç.

GÜMÜŞSEREN

Erzurum ili, Aşkale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

NURSEREN

Işık seren, aydınlık saçan.

GÜLSEREN

Gülleri seren, çevreyi güllerle bezeyen.

GÜNSEREN

Güneş gibi aydınlık, ışık saçan.

SERENAĞACI

Arabaların fazla sap taşımalarını sağlamak amacıyla köşelerine dikilen sadar ağaçlarının çatalları arasına koşuk olarak yerleştirilen iki sırık.

SERENTE

Meyve, sebze, tarhana ve benzerleri kurutmaya yarayan genişçe, üstü açık balkon.

TAPSEREN

Yaylalarda süt leğeni koymakta kullanılan bir buçuk metre yükseklikte, üç çatallı ağaç.

SERENLİ

Bayburt ilinde, Demirözü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Mardin şehrinde, Savur ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Tokat şehrinde, Niksar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

SERENCAM

Bir işin, bir olayın sonu, akıbet. Başa gelen bir durum veya olay.

  -   -   -  

Anlamında SEREN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TABAN

Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.

BRİK

İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.

GABYA

Ana direklerin üzerine sürülen çubuklar ve ana direklerin üstlerinde bulunan serenler.

PİK

Dökme demir. Geminin kıç tarafındaki bayrak serenine açılan üçgen biçimindeki yelken. Değer bakımından yükselme. Maça.

GABYACI

Yelkenli gemilerde yelken, arma, seren ve bütün bunlara ait her tür işi yapan görevli, gabyar.

MAYİSTRA

Grandi direğinin en alt sereni ve bu serene çekilen yelken. Kuzeybatı rüzgârı.

ARMADOR

Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.

GÜNNÜK

Şemsiye. Balkon, seren. Mevlitte tütsü olarak kullanılan bir çeşit ot. Beş vakit namaz. Ücret, yevmiye. Gündelik. Yevmiye.

CUNDA

Yatay serenlerin her iki başı.

APLİ

Kayıkta yelken açıldığı zaman, yelkenin iki yana kaçmaması için serenin ucundan, dümene yakın kısmına bağlanan ipler.

ABLO

Kayıkta yelken açıldığı zaman, yelkenin iki yana kaçmaması için serenin ucundan, dümene yakın kısmına bağlanan ipler.

TRİNKETA

Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken.

BASTİKA

Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

ARİYA

Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

HAMBAR

Ambar. Tahıl ambarı, serendi. İçine ekin konan büyük sandık. (İnönü Eskişehir; Akbaş Güdül Ankara).

GİZ

Sır. Yelken gemilerinde mizana direği denilen kıç direkte eğik duran bayrak sereni.

BOMBA

Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.