SENE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sene" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. sene ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sene ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sene olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SENEİDEVRİYE

11 harfli kelimeler

SENETLEŞMEK, SENEİKEBİSE

10 harfli kelimeler

SENETLEŞME, SENETMEKÇE

9 harfli kelimeler

SENEGALLİ, SENELERCE, SENEMOĞLU

8 harfli kelimeler

SENETGER, SENEKLİK, SENELMEK, SENETSİZ

7 harfli kelimeler

SENELİK, SENETLİ, SENESKİ, SENEPER, SENELOH, SENELIG

6 harfli kelimeler

SENEVİ, SENEHE, SENEYE, SENEDİ, SENEYH

5 harfli kelimeler

SENEM, SENET, SENER, SENEK, SENEH, SENED

Bazı kelimelerin anlamları

SENE

Yıl.

SENESKİ

Bir kömür tabakasına (%20 kül) volkanik bazaltik kayının girmesiyle oluşan, su gazı üretiminde kullanılan bir doğal kok.

SENETLEŞME

Senetleşmek işi.

SENETSİZ

Senedi olmayan, senede dayanmayan.

SENETMEKÇE

Senin dediğin gibi.

SENEKLİK

Hamamlık, banyo. Köy evlerinde ayakkabı konulan yerin yanında, ağaç su kaplarını koymaya yarayan yüksekçe bölüm.

SENETLEŞMEK

Birbirine senet vermek.

SENELMEK

Küçülmek, azalmak. Karşı gelmek : Karşımda senelme. Yıllanmak. Eskimek, bayatlamak. Bayılmak. Sesi kısılmak.

SENELİK

Yıllık.

SENEGALLİ

Senegal halkından olan kimse.

SENETLİ

Senedi olan, senetle sağlamlaştırılmış olan.

SENEİKEBİSE

Artık yıl.

SENETGER

Sanatçı.

SENEMOĞLU

Ardahan şehrinde, Göle ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çorum ilinde, Bucağı merkez.

SENEİDEVRİYE

Yıl dönümü.

SENELERCE

Yıllarca.

  -   -   -  

Anlamında SENE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BONO

Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir paranın, belirli bir kimseye ödeneceğini belirten senet, emre muharrer senet.

ESHAM

Paylar, hisseler. Borç alınan bir paranın belirli zamanda ödeneceğini gösteren senetler.

CİRANTA

Bir senedi ciro eden kimse.

BELGİT

Senet. Bir önermeyi tanıtlamak için gösterilen ve daha önce doğru diye kabul edilen başka önerme, hüccet, burhan.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

GETİRİMCİ

Getirim sağlayan şey, rantiye. Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, rantçı, rantiye.

DERİNLİK

Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

ADAMCIK

Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

CAZ

Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü. Bu müziği çalan orkestra.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

BABALIK

Baba olma durumu. Üvey baba. Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü. Kaynata.

CİRO

Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi. İş hacmi.

BAKIŞIM

İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri. Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri.

DOGMA

Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi. Doğruluğu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılmış olan sav, nas, inak.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

DOLANIM

Tedavül, sirkülasyon, dolaşım. Mal veya paranın elden ele dolaşması, dolaşım, sirkülasyon, para dolaşımı. Alışveriş ve hizmet karşılığının ödenmesini sağlamak üzere paranın el değiştirmesi, dolaşım, tedavül, sirkülasyon. Para ve para yerine geçen bono, senet vb.nin geçerli olması, sürümde bulunması, dolaşım, sirkülasyon.

BASIKLIK

Basık olma durumu. Bir elipsin büyük ve küçük eksenleri arasındaki farkın büyük eksene oranı.

DÖNER

Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen. Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap.