Sonu SENDİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sendik" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sendik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sendik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sendik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SENDİK

Bir birliğin, ortaklığın veya alacaklılar grubunun haklarını korumakla görevli kimse.

ESENDİK

Tekirdağ şehrinde, Ballı bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında SENDİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SENDİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SENDİKASIZLIK

Sendikasız olma durumu.

DELEGE

Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.

SENDİKASIZ

Sendika üyesi olmayan.

KONFEDERASYON

Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.

SENDİKALİST

Sendikacı.

İŞBIRAKIM

İşçilerin, çeşitli hakları elde etmek amacıyla bir işyerinde ya da bir işkolundaki etkinlikleri sendikaca alınmış karara uyarak yaptıkları iş bırakma eylemi.

SENDİKACILIK

Aynı meslekte çalışan kimselerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak için birlik olmalarını amaçlayan akım, sendikalizm. Sendikaların etkinliği, sendikalizm. Toplum yaşamında sendikalara önemli bir görev yüklemek amacını güden öğreti, sendikalizm.

SENDİKALAŞTIRMAK

Sendika hâlinde teşkilatlandırmak.

SENDİKACI

Sendikacılık yapan kimse.

GEÇİNGE

Bir kentin bir yıl içindeki tüm gelir ve giderlerinin kaynak ve gerekçeleriyle birlikte kestirimini anlatan ve kent yönetim kurullarınca hazırlanıp kent genel kurullarınca benimsendikten sonra kesinleşen dizelge.

SENDİKALAŞMAK

Sendikalı duruma gelmek.

SENDİKALİZM

Sendikacılık.

KORPORATİZM

Fransız devriminden sonra Orta Avrupa'da düşünce olarak ortaya çıkan, daha sonra yeni korporatizm adını alan, ilk kez İtalya'da Mussolini'nin iktidara gelmesiyle uygulanan ve ardından Almanya ve İspanya'daki diktatör rejimlerce de benimsenen, sınıfların loncalar biçiminde tanımlandığı ve devletin loncaları temsil eden bir organ olarak iktisadi hayata sınırsız bir biçimde müdahale ettiği, iş çevreleriyle sendikalar arasındaki sınıf çatışmasını dengelenmeye çalıştığı ve özünde kapitalist sistemin korunduğu, sosyalizm ve sendikalizm karşıtı olan iktisadi sistem. karşılığı korporatist devlet.

DAYANIŞMACILIK

Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti, solidarizm. İşverenler ile sendikaların birlikte ücretleri piyasa denge ücretinin altında belirledikleri toplu sözleşme sistemi.

SENDİKALILIK

Sendikalı olma durumu.

SENDİKALAŞMA

Sendikalaşmak işi.

SENDİKAL

Sendika ile ilgili.

SENDİKALI

Sendika üyesi olan.

SENDİKALAŞTIRMA

Sendikalaştırmak işi.

TOPLUMCULUK

Toplumsal refahı devlet inisiyatifinin getireceğini savunan, işçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, hür teşebbüsü devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalışan, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran siyasi öğreti, sosyalistlik, sosyalizm, erkincilik karşıtı.