Kelimeler arşivi içinde; başında "sendik" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. sendik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sendik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sendik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SENDİKALAŞTIRMAK
SENDİKALAŞTIRMA
SENDİKALAŞMAK, SENDİKASIZLIK
SENDİKACILIK, SENDİKALAŞMA, SENDİKALILIK
SENDİKALİST, SENDİKALİZM, SENDİKASYON
SENDİKASIZ
SENDİKACI, SENDİKALI
SENDİKAL
SENDİKA
SENDİK
SENDİK
Bir birliğin, ortaklığın veya alacaklılar grubunun haklarını korumakla görevli kimse.
SENDİKALAŞMAK
Sendikalı duruma gelmek.
SENDİKASIZLIK
Sendikasız olma durumu.
SENDİKACILIK
Aynı meslekte çalışan kimselerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak için birlik olmalarını amaçlayan akım, sendikalizm. Sendikaların etkinliği, sendikalizm. Toplum yaşamında sendikalara önemli bir görev yüklemek amacını güden öğreti, sendikalizm.
SENDİKALILIK
Sendikalı olma durumu.
SENDİKALI
Sendika üyesi olan.
SENDİKACI
Sendikacılık yapan kimse.
SENDİKALİST
Sendikacı.
SENDİKALAŞTIRMAK
Sendika hâlinde teşkilatlandırmak.
SENDİKALAŞMA
Sendikalaşmak işi.
SENDİKA
İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik.
SENDİKALAŞTIRMA
Sendikalaştırmak işi.
SENDİKASYON
Birden fazla bankanın büyük miktarda kredi vermek veya tahvil çıkarmak amacıyla bir araya gelerek geçici olarak oluşturdukları grup.
SENDİKALİZM
Sendikacılık.
SENDİKASIZ
Sendika üyesi olmayan.
SENDİKAL
Sendika ile ilgili.
Bu bölümde tanımı içerisinde SENDİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TOPLUMCULUK
Toplumsal refahı devlet inisiyatifinin getireceğini savunan, işçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, hür teşebbüsü devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalışan, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran siyasi öğreti, sosyalistlik, sosyalizm, erkincilik karşıtı.
GEÇİNGE
Bir kentin bir yıl içindeki tüm gelir ve giderlerinin kaynak ve gerekçeleriyle birlikte kestirimini anlatan ve kent yönetim kurullarınca hazırlanıp kent genel kurullarınca benimsendikten sonra kesinleşen dizelge.
ÜSTBİRLİK
Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.
İŞBIRAKIM
İşçilerin, çeşitli hakları elde etmek amacıyla bir işyerinde ya da bir işkolundaki etkinlikleri sendikaca alınmış karara uyarak yaptıkları iş bırakma eylemi.
DAYANIŞMACILIK
Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti, solidarizm. İşverenler ile sendikaların birlikte ücretleri piyasa denge ücretinin altında belirledikleri toplu sözleşme sistemi.
KORPORATİZM
Fransız devriminden sonra Orta Avrupa'da düşünce olarak ortaya çıkan, daha sonra yeni korporatizm adını alan, ilk kez İtalya'da Mussolini'nin iktidara gelmesiyle uygulanan ve ardından Almanya ve İspanya'daki diktatör rejimlerce de benimsenen, sınıfların loncalar biçiminde tanımlandığı ve devletin loncaları temsil eden bir organ olarak iktisadi hayata sınırsız bir biçimde müdahale ettiği, iş çevreleriyle sendikalar arasındaki sınıf çatışmasını dengelenmeye çalıştığı ve özünde kapitalist sistemin korunduğu, sosyalizm ve sendikalizm karşıtı olan iktisadi sistem. karşılığı korporatist devlet.
KONFEDERASYON
Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.
DELEGE
Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.