Kelimeler arşivi içinde; sonunda "seke" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu seke ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında seke olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde seke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SEKE
Odanın ayakkabı konulan yeri, eşik. Pike, yatak örtüsü. Yuvarlak, tatlı bir çeşit armut. Alçak ayaklı, arkalıksız iskemle. Tahta sıra. Peyke.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GAYDALANMAK
Bayılacak kadar korkmak. Delirmek, çıldırmak. Kibarlaşmak: Karşımda gaydalanma. Sekerek yürümek. Koşmak.
KESEKES
Kesin olmayarak, şüpheli : Onun ne olduğu bilinmez. Ne sünni ne kızılbaş kesekestir. Kesin, kati, kesinliğe yakın olarak.
SEKESTER
Canlılığını kaybetmiş kemik parçasını sağlam kısımdan ayırma. Canlılığını kaybetmiş ve çevre dokulardan ayrılmış doku parçası, sekestrum.
ÖRELEMEK
Gelişigüzel, üstünkörü iş yapmak. Düzeltmek, süslemek. Bir şeyi geçici olarak onarmak. Birdenbire göz önünden kaybolmak. Dolambaçlı, anlamsız ve yersiz konuşmak. Yeni yürümeye başlayan çocuk, keklik seke seke yürümek. Düzeltmek. Örmek, onarmak.
SEKESTRASYON
Sekestrum oluşması, canlılığını kaybetmiş kemik parçasının sağlam dokudan ayrılması. Bulaşıcı hastalık taşıyan hayvanı çevreden ayırma, tecrit etme.
SAKARIMEKE
Gagası ve ayakları sarı, sekerek yürüyen bir çeşit ördek.
GAYDALMAK
Sekerek yürümek.
SİMİ
El ele tutuşarak seke seke oynanan bir çocuk oyunu.
SEKESTRUM
Sekester.
GAYDALAMAK
Sekerek yürümek.
SATÜRN
Güneş'e yakınlık bakımından altıncı sırada olan gezegen, Sekendiz, Zühal.
TOPAL
Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan). Ayaklarından biri kısa olan (nesne).
ÇİNÇİN
Serçe büyüklüğünde ve toprak renginde bir çeşit kuş. Tek ayak üzerinde sekerek oynanan bir çocuk oyunu. Ağızda ezilip çocuklara yedirilen çiğnem, yutum. Su kuyusu. Hamam tası.
DİSEKSİYON
Herhangi bir canlının iç yapısını incelemek üzere kesip açma olayı. Bir organizmayı incelemek için küçük parçalara ayırma, doku veya organları görülebilir duruma getirme. Herhangi bir canlının iç yapısını incelemek üzere kesip açma, parçalara ayırma, diseke etme. Keskin ve küt biçiminde yapılır. Herhagni bir canlının iç yapısını incelemek üzere kesme olayı.
KAYDALAMAK
Kıvrak, çalımlı, sekerek yürümek.
KAYDALANMAK
Kıvrak, çalımlı, sekerek yürümek. Yavaş sesle türkü, şarkı söylemek, mırıldanmak.
GAYDALI
Güzel, sekerek yürüyüş (için): Öyle gaydalı bir yürüyüşü var ki, insanın durup bakası geliyor. Gösterişli hareketler yapan kimse: Senin gaydalı geliyor.
KEYSEKEY
Olsa olsa, olsun olsun: Şu kalem keysekey beş kuruş etsin.
TOPALLAMAK
Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda, bir yana eğilerek yürümek. İşler gerektiği gibi yürümemek, aksamak.
GAYILAMAK
Sekerek yürümek.