Kelimeler arşivi içinde; başında "seki" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. seki ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu seki ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde seki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEKİZDİŞLİĞİLLER
SEKİRDENİYARMA
SEKİZİNCİLİK
SEKİZYÜZLÜ, SEKİRDANLI, SEKİTMEMEK, SEKİNCİLİK, SEKİZÇİFTE, SEKİLİYAZI, SEKİLENMEK, SEKİZYAŞAR, SEKİHARMAN
SEKİLENME, SEKİRTMEK, SEKİDUVAR, SEKİZUCAY, SEKİKIŞLA, SEKİZERLİ, SEKİZİNCİ, SEKİLEMEK
SEKİZTEK, SEKİZGEN, SEKİTMEN, SEKİZLİK, SEKİTMEK, SEKİZKÖY, SEKİRMEK, SEKİRGEN, SEKİRDEN, SEKİLMEK, SEKİALTI, SEKİBAĞI, SEKİKAŞI, SEKİLEME, SEKİLGEN, SEKİNGEN, SEKİRDAN, SEKİÖREN, SEKİNMEK
SEKİNCİ, SEKİKÖY, SEKİZAN, SEKİZLİ, SEKİZEN, SEKİZER, SEKİLİK, SEKİTME, SEKİZİİ, SEKİLER
SEKİLİ, SEKİNE
SEKİS, SEKİM, SEKİL, SEKİZ, SEKİR, SEKİŞ
SEKİ
SEKİ
Oturmak için evlerin önüne taş ve çamurdan yapılmış olan set. Toprak üstündeki yükseklik, doğal set, taraça. Sekil. Akarsuların iki yakasındaki yamaçlarda, bazı deniz ve göl kıyılarında görülen basamak biçiminde yeryüzü şekli, teras. Oturulacak sedir biçiminde taş veya set.
SEKİRDENİYARMA
Bir çeşit sığır hastalığı: Benim inek sekirdeniyarmadan öldü.
SEKİZİNCİLİK
Sekizinci olma durumu.
SEKİRDANLI
Kalçalı.
SEKİZDİŞLİĞİLLER
(Octodontidae, bataklık kunduzu (Myocastor coypus) iyi bilinen türleridir.
SEKİDUVAR
Eski Roma basamaklı tiyatrolarında ortadaki alan bölümünü basamaklı oturma yerlerinden ayıran alçak duvar.
SEKİZÇİFTE
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde sekizer küreği olan tekne.
SEKİLENME
Sekilenmek durumu, teraslanma.
SEKİTMEMEK
Ara vermemek: Yağmur sekilmeden yağıyor.
SEKİNCİLİK
Dingincilik.
SEKİZYAŞAR
1.Bir şey üstünden atlatmak, geçirmek. 2.Yerinden oynatmak, kımıldatmak. 3.Ara vermek. 22 numara çocuk ayakkabısı.
SEKİLENMEK
Seki durumuna getirilmek, teraslanmak.
SEKİHARMAN
Sakarya kenti, Geyve ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SEKİRTMEK
Bir şey üstünden atlatmak, geçirmek.
SEKİLİYAZI
Bitlis ilinde, Mutki belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEKİZYÜZLÜ
Sekiz yüzü olan çok yüzlü. Sekizyüzlü prizma.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOMİNO
Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun. Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi.
DOKUZ
Sekizden sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 9 ve IX rakamlarının adı. Sekizden bir artık.
ERGİN
Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit.
İLKÖĞRETİM
Birkaç öğretim basamağından oluşan örgün eğitim sisteminin temel bilgi ve becerileri kazandıran sekiz yıllık ilk basamağı, ilköğrenim, zorunlu öğrenim.
DOKUZUNCU
Dokuz sayısının sıra sıfatı, sırada sekizinciden sonra gelen.
KANCABAŞ
Başı kancaya benzer biçimde olan, altı veya sekiz çift kürekle çekilen, dar, uzun bir tür kayık.
MÜSEMMEN
Sekizli. Sekizer dizeli bentlerden oluşan şiir.
CİVCİVLİK
Sekiz on haftalık oluncaya kadar civcivlerin bakımına ayrılan kümes.
DİNGİNCİLİK
Tam bir gönül rahatlığı, tutkusuzluk içinde bütün arzulardan sıyrılmış olarak direnç göstermeden kendini Tanrı ibadetine vermeyi ve tanrısal ruh dinginliği kazanmayı amaçlayan dünya görüşü, sekincilik.
ASESBAŞI
Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı.
MERHALE
Derece, basamak, aşama, evre. Varılması istenen noktaya kadar aşılması gereken yerlerin her biri, konak, menzil. Bir yolcunun sekiz saatte gidebileceği mesafe.
LİSE
Sekiz yıllık ilköğretimden sonra en az dört yıllık bir eğitimle hayata veya yükseköğretime hazırlayan ortaöğretim kurumu, ortaöğretim. Üç yıllık ortaokuldan sonra en az üç yıllık bir eğitimle hayata veya yükseköğretime hazırlayan ortaöğretim kurumu.
EBCET
Arap alfabesinin her harfi bir rakamı karşılayan ve anlamsız sekiz kelimeden oluşan değişik bir düzeni.
AĞUSTOS
Yılın sekizinci ayı.
ALABACAK
Ayağında sekil olan (at, eşek vb.). Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse).
DİZİ
Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Dizi film.
BAŞMAKLIK
Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.
KUŞÇU
Süs kuşları yetiştirip satan kimse. Saraylarda şahin, doğan vb. avcı kuşların bakımıyla görevli kimse. Suç işleyen saray hasekilerini cezalandırmak ve yola getirmekle görevli haseki subayı.
AYIN
Arap alfabesinin on sekizinci harfinin adı.
GAM
Tasa, kaygı, üzüntü. Sekiz notanın kalın sesten inceye veya inceden kalına gitmek üzere sıralanmış dizisi.