Kelimeler arşivi içinde; sonunda "saçma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu saçma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında saçma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde saçma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SAÇMA
Saçmak işi. Yersiz, akla aykırı, tutarsız söz. Böyle söz söyleyen veya iş yapan. Bir tür balık ağı, serpme ağ. Akla uygun olmayan, pestenkerani, absürt. Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi. Yersiz bulunan.
SAPSAÇMA
Harman yerindeki sapı, üzerinde düven gezebilecek bir biçimde yayma. (Yenikent Aksaray Niğde).
Bu bölümde tanımı içerisinde SAÇMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PIRILDAMAK
Işık saçmak, ışıldamak.
MALAYANİ
Boş ve yararsız, saçma.
ABSÜRT
Saçma.
NEŞRETMEK
Yaymak, dağıtmak, saçmak. Yayımlamak.
SAÇILMAK
Saçma işi yapılmak. Etrafa dağılmak, yayılmak. Açılıp saçılmak.
LAKLAK
Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses. Ara vermeden söylenilen saçma sapan söz dizisi, gevezelik.
IŞILDAMAK
Titrek, parlak bir ışık saçmak, parıldamak.
SAÇIŞ
Saçma işi.
PARILDAMAK
Işık saçmak, parlamak. Gelişmek, yükselmek.
PESTENKERANİ
Saçma.
SAÇALAMAK
Saçmak, serpmek.
HERZE
Saçma söz.
IŞIMAK
Işıklanmak, aydınlanmak. Işık saçmak.
SAÇIŞTIRMAK
Azar azar saçmak, dağıtmak, serpmek. Rastgele saçmak.
GAYRİMAKUL
Akla aykırı, saçma.
KIVILCIMSIZ
Kıvılcımı olmayan, kıvılcım saçmayan.
PÜSKÜRTEÇ
Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.
PARLAMAK
Güçlü bir ışık çıkarmak, ışık saçmak. Mevkisi yükselmek. Bir ışık kaynağından gelen ışınları yansıtmak. Ortaya çıkmak. Birdenbire öfkelenmek. Tutuşup alev çıkarmak. Ün, san kazanmak, herkesçe tanınmak.
HEZEYAN
Saçmalama. Sayıklama. Sabuklanma.
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.