Kelimeler arşivi içinde; sonunda "savmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu savmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında savmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde savmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SAVMAK
SAVMAK
İstenmeyen birini yanından uzaklaştırmak. İşleyip geçmek, etki etmek. Geçirmek. Sıkıcı bir durumu geçirmek, atlatmak, savuşturmak, defetmek. Vakti geçmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAVMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÖDRESLEMEK
Baştan savmak.
EKELEMEK
Birini baştan savmak. Aldatmak. Tane ya da toz halindeki bir şeyi serpmek. Yemeğe tuz, biber ve benzerleri şeyleri ekmek. Tarlayı ikinci kez sürmek. Tohumları tarlaya gelişigüzel dik-mek. Tohum ekmeden önce tarlayı ekime hazırlamak için sürmek. Tohumu seyrek olarak saçmak. Hafifletmek, değiştirmek. Bildiği bir şeyi söylememek. Saçmak, seyrek olarak ekmek (tohum için). Başından savmak.
MIDIKLAMAK
Özensiz yapmak, baştan savmak.
HATLATMAK
Başından savmak: Ne dinliyon başından hatlat gitsin. Tehlike geçirmek.
KOVMAK
Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. Gözetmek.
UĞRATMAK
Uğrama işini yaptırmak, uğramasına sebep olmak. Savmak, çıkmak, dışarı atmak, kovmak.
KÖMSELEMEK
Baştan savma iş yapmak, eşyayı düzensiz olarak şuraya, buraya atmak. İtmek, iteklemek. Başından atmak, savmak.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
PAKETLEMEK
Bir veya birkaç şeyi kâğıda sararak, kutuya koyarak bağlamak. Birini baştan savmak, atlatmak. Yakalamak, ele geçirmek, derdest etmek.
SAVMA
Savmak işi.
SEPETLEMEK
Meyve, sebze vb.ni sepete koymak, sepete yerleştirmek. Başından savmak. İşinden çıkarmak.
CIZIRTTIRMAK
Baştan savmak. İşten kaçmak.
CIZDIRIVERMEK
Baştan savmak. Yenmek (oyunda): Oyunda Hasanlı cızdırıverdim.
GEÇİŞTİRMEK
Gereken önemi vermemek, üstünde durmadan başından savmak. Az bir zararla atlatmak, kurtulmak.
GIYLAMAK
Baştan savmak, önem vermemek: Tarlayı gıyladı.
AZITMAH
Başıboş bırakmak,baştan savmak, şaşırtıp ortada bırakmak. Yolu şaşırmak, şaşırtmak.
DEFETMEK
Kovmak. Savmak, savuşturmak.
KARŞILAMAK
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Masrafı ödemek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.
TARDETMEK
Uzaklaştırmak, savmak.
SAVANNAMAK
İki kişi gizli konuşmak için yanlarında bulunan üçüncü kişiyi başlarından savmak.