Kelimeler arşivinde; içinde "savmak" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde savmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu savmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında savmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAVMAK
SAVMAK
İstenmeyen birini yanından uzaklaştırmak. İşleyip geçmek, etki etmek. Geçirmek. Sıkıcı bir durumu geçirmek, atlatmak, savuşturmak, defetmek. Vakti geçmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAVMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEFETMEK
Kovmak. Savmak, savuşturmak.
PAKETLEMEK
Bir veya birkaç şeyi kâğıda sararak, kutuya koyarak bağlamak. Birini baştan savmak, atlatmak. Yakalamak, ele geçirmek, derdest etmek.
HATLATMAK
Başından savmak: Ne dinliyon başından hatlat gitsin. Tehlike geçirmek.
CIZDIRIVERMEK
Baştan savmak. Yenmek (oyunda): Oyunda Hasanlı cızdırıverdim.
AZITMAH
Başıboş bırakmak,baştan savmak, şaşırtıp ortada bırakmak. Yolu şaşırmak, şaşırtmak.
SAVANNAMAK
İki kişi gizli konuşmak için yanlarında bulunan üçüncü kişiyi başlarından savmak.
GEÇİŞTİRMEK
Gereken önemi vermemek, üstünde durmadan başından savmak. Az bir zararla atlatmak, kurtulmak.
BÖDRESLEMEK
Baştan savmak.
KÖMSELEMEK
Baştan savma iş yapmak, eşyayı düzensiz olarak şuraya, buraya atmak. İtmek, iteklemek. Başından atmak, savmak.
KARŞILAMAK
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Masrafı ödemek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.
TARDETMEK
Uzaklaştırmak, savmak.
SEPETLEMEK
Meyve, sebze vb.ni sepete koymak, sepete yerleştirmek. Başından savmak. İşinden çıkarmak.
KOVMAK
Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. Gözetmek.
GIYLAMAK
Baştan savmak, önem vermemek: Tarlayı gıyladı.
MIDIKLAMAK
Özensiz yapmak, baştan savmak.
SAVMA
Savmak işi.
UĞRATMAK
Uğrama işini yaptırmak, uğramasına sebep olmak. Savmak, çıkmak, dışarı atmak, kovmak.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
CIZIRTTIRMAK
Baştan savmak. İşten kaçmak.
EKELEMEK
Birini baştan savmak. Aldatmak. Tane ya da toz halindeki bir şeyi serpmek. Yemeğe tuz, biber ve benzerleri şeyleri ekmek. Tarlayı ikinci kez sürmek. Tohumları tarlaya gelişigüzel dik-mek. Tohum ekmeden önce tarlayı ekime hazırlamak için sürmek. Tohumu seyrek olarak saçmak. Hafifletmek, değiştirmek. Bildiği bir şeyi söylememek. Saçmak, seyrek olarak ekmek (tohum için). Başından savmak.