Kelimeler arşivi içinde; sonunda "satma" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu satma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında satma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde satma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DURAKSATMA, DUYUMSATMA, KANIKSATMA
ANIMSATMA
TAVSATMA, KAPSATMA
AKSATMA, SUSATMA, KESATMA
SATMA
SATMA
Satmak işi.
DUYUMSATMA
Duyumsatmak işi.
ANIMSATMA
Anımsatmak işi, hatırlatma.
KESATMA
Çelme : Bir kesatma yüzünden ayağım topal kaldı.
DURAKSATMA
Duraksatmak işi.
KAPSATMA
Kapsatmak işi.
TAVSATMA
Tavsatmak işi.
SUSATMA
Susatmak işi.
KANIKSATMA
Kanıksatmak işi.
AKSATMA
Aksatmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SATMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVURTLAMAK
Büyüklenmek, çalım satmak. Yüksekten atmak.
CAKALANMA
Caka satma.
CAMBAZLIK
Cambazın işi ya da mesleği, akrobatlık, akrobasi. Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik. At alıp satma veya yetiştirme işi.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
BEZZAZLIK
Kumaş satma işi, manifaturacılık.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
BANKET
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.
HATIRLATMA
Anımsatma.
BAYİ
Belirli maddeleri satma izni olan kimse, dükkân veya kuruluş.
BOĞUNTU
Zor soluk alma. Sıkıntı. Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr.
BİTİRİM
Çok hoşa giden (kimse). Açıkgöz, işini bilen kimse. Kumar oynama, uyuşturucu alıp satma, dolandırıcılık yapma vb. işlerde deneyimli (kimse).
DÜDÜKLEMEK
Aldatmak, kandırmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Değersiz bir şeyi çok değerliymiş gibi birine satmak.
BAYİLİK
Bir maddeyi sürekli satma işi. Bu işin yapıldığı yer.
GEÇİRMEK
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
EMLAKÇI
Emlak alıp satma işiyle geçinen kimse. Emlak bürosu.
BAKLAVACILIK
Baklava yapma veya satma işi.
BEY
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.
AKSATIŞ
Aksatma işi.
CAKALANMAK
Caka satmak.
BAHÇIVAN
Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kimse. Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse.