SATMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "satma" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. satma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu satma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde satma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SATMA

Satmak işi.

SATMAK

Bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek. Bir yolunu bularak birinden ayrılmak. Bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek. Kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak. Bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek.

SATMAZLI

İstanbul şehrinde, Şile ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SATMANLIK

ticâret (bk. tecim).

SATMAN

tacir (bk. tecimen). -lar: tüccâr.

  -   -   -  

Anlamında SATMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SATMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAHÇIVAN

Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kimse. Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

BAYİLİK

Bir maddeyi sürekli satma işi. Bu işin yapıldığı yer.

AKSATMA

Aksatmak işi.

BEY

Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.

BEZZAZLIK

Kumaş satma işi, manifaturacılık.

DÜDÜKLEMEK

Aldatmak, kandırmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Değersiz bir şeyi çok değerliymiş gibi birine satmak.

AKSATIŞ

Aksatma işi.

CAKALANMA

Caka satma.

BOĞUNTU

Zor soluk alma. Sıkıntı. Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr.

AVURTLAMAK

Büyüklenmek, çalım satmak. Yüksekten atmak.

EMLAKÇI

Emlak alıp satma işiyle geçinen kimse. Emlak bürosu.

ANIMSATMA

Anımsatmak işi, hatırlatma.

BAKLAVACILIK

Baklava yapma veya satma işi.

CAMBAZLIK

Cambazın işi ya da mesleği, akrobatlık, akrobasi. Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik. At alıp satma veya yetiştirme işi.

BİTİRİM

Çok hoşa giden (kimse). Açıkgöz, işini bilen kimse. Kumar oynama, uyuşturucu alıp satma, dolandırıcılık yapma vb. işlerde deneyimli (kimse).

BAYİ

Belirli maddeleri satma izni olan kimse, dükkân veya kuruluş.

CAKALANMAK

Caka satmak.

DAYAMAK

Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

BANKET

Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.