SARS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sars" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. sars ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sars ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sars olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SARSABİLMEK, SARSINTISIZ, SARSAKLAMAK, SARSILANMAK

10 harfli kelimeler

SARSABİLME, SARSINTILI, SARSALAMAK

9 harfli kelimeler

SARSAHLIH, SARSAKLIK, SARSINMAK, SARSALAMA, SARSILMAK, SARSILMAH

8 harfli kelimeler

SARSUNTU, SARSINTI, SARSIMAK, SARSILMA, SARSILIŞ, SARSAMBA, SARSALAK, SARSAKÇA

7 harfli kelimeler

SARSİNA, SARSMAK

6 harfli kelimeler

SARSIK, SARSIM, SARSAK, SARSAH, SARSIŞ, SARSMA, SARSUH, SARSUK

Bazı kelimelerin anlamları

SARS

Etkeni SARS'la ilişkili koronavirüs olan, insanlarda tipik olmayan pnömoniyle seyreden, oldukça bulaşıcı ve öldürücü bir viral hastalık, şiddetli akut solunum sendromu.

SARSINMAK

Sallanmak.

SARSUNTU

Sarsıntı.

SARSILANMAK

Sarsılmak.

SARSALAMA

Sarsalamak işi.

SARSABİLME

Sarsabilmek işi.

SARSABİLMEK

Sarsma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SARSAKLAMAK

Gereksiz durmak, eğlenmek. Ahmaklaşmak.

SARSINTILI

Sarsıntısı olan.

SARSINTISIZ

Sarsıntısı olmayan, sarsılmayan.

SARSALAMAK

Sarsmak.

SARSILMAK

Sarsma işine konu olmak. Güçsüz durumda kalmak. Beklenmedik bir olaydan çok etkilenmek.

SARSINTI

Sarsılma işi, birden sallanma. Canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan durum, sadme, travma. Deprem sırasındaki yer hareketlerinin her biri. Bir kişi, toplum, kurum veya kuruluşun dengesini etkileyen, beklenmedik olumsuz değişiklik. Deprem. Titreme, titreyiş.

SARSAHLIH

Ahmaklık, budalalık : Sarsahlıh élleme sen onnan büyüyhsen.

SARSAKLIK

Sarsak olma durumu.

SARSILMAH

Yerinden oynamak: Az sarsıl altını süpüreyim.

  -   -   -  

Anlamında SARS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SARS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

RAHVAN

Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan binek hayvanlarının biniciyi sarsmayan en yavaş koşma biçimi. Bu biçimde koşan (binek hayvanı). Binek hayvanı bu biçimde koşarak.

ÖRSELEMEK

Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek. Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak.

KARINTI

Anaforlarda oluşan çevrinti. Geminin yanından vurarak gemiyi sarsan dalga.

DARBE

Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.

OYNAMAK

Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.

GROGİ

Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör. Sendelemiş.

SALINTILI

Herhangi bir etkiyle sarsılabilen, sallanabilen. Yürüyüşünde iki yana salınan.

IRGALAMAK

Yerinden oynatıp sallamak, sarsmak. İlgilendirmek.

HASARSIZLIK

Hasarsız olma durumu.

İVMEÖLÇER

Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç, akselerometre.

DEPREM

Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

AMORTİSÖR

Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.

İNAN

İnanmak işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

DEPRENMEK

Kımıldamak, hareket etmek, sarsılmak.

KAVRAMA

Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama. Küçük orak. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.

PSİKOZ

Türlü sebeplerle kişiliğin bütünlük ve uyum gücünü geniş ölçüde yıkan ruhsal bozukluk. Toplumsal bir sarsıntıya bağlı olarak doğan ruh durumu.

SADME

Çarpışma, tokuşma, vurma. Sarsıntı.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.