Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sarkıntı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sarkıntı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sarkıntı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sarkıntı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SARKINTI
SARKINTI
Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. Sataşma, takılma.
Bu bölümde tanımı içerisinde SARKINTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOPEY
Sarkıntılık yapan, sırnaşık çocuk. İri kulaklı bir çeşit av köpeği.
HOLAMAK
Üstüne yürümek, saldırmak. Koşmak. Genç erkeklerin kendileriyle evlenmeye mecbur edecek şekilde bir genç kıza sarkıntılıkta bulunmak. Kapalı yere birdenbire ya da kapıda duranları atlatarak hızla girmek, dalmak.
MEZELENMEK
Alay konusu olmak. Çocuk yemekte mızmızlık etmek. Küçük çocuklara sarkıntılık etmek.
YEŞİLLENMEK
Yeşil duruma gelmek, yeşil olmak, yeşermek. Birine karşı duyduğu cinsel isteği kendisine sezdirmek, sarkıntılık etmek. Başkasının malında gözü olmak, elde etmeye çalışmak.
SARHUNTULUH
Sarkıntılık. Çalıp çırpmak.
BULAŞOH
Bulaşık kap. Sarkıntı kimse.
KİRİZLENMEK
Sarkıntılık etmek.
BAVILIMAK
Sarkıntılık etmek.
SATAŞMAK
Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.
SIKIŞTIRMAK
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.
TECAVÜZ
Saldırı. Başkasının hakkına el uzatma. Aşma, ötesine geçme. Namusuna saldırma, sarkıntılık.
TASALLUT
Musallat olma, saldırma. Sarkıntılık.
PANDİK
"Elle sarkıntılık etmek"anlamındaki pandik atmak ve "elle sarkıntılığa uğramak" anlamındaki pandik yemek deyimlerinde geçen bir söz.
ERGEZLENMEK
Sarkıntılık etmek, dalga geçmek, yeşillenmek.
FORTÇU
Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünen, sarkıntılık eden kimse.
EGİŞMEK
Sarkıntılık etmek.
DALBIZLAMAK
Hiç bir şeyi beğenmemek, ince eleyip sık dokumak. Çok çabalamak. Sarkıntılık, haylazlık etmek, her işe girip çıkmak. Oyalanmak. Koyulmak: işe dalbızladı.
UZANMAK
Boylu boyunca yatmak. Yetişmek, ulaşmak. Bir alana yayılmak. Sarkıntılık etmek. Bir şey boyunca sıralanmak. Gitmek. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak.
KERKİNMEK
Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünmek, sarkıntılık etmek. Sapık amaçla birisinin arkasına değmek, sürtünmek. Erkek hayvan dişisine karşı çiftleşme istediğini belirten hareketler yapmak. Sarmak, sarılmak. Çocuklar oyuncağa ya da sevdiklerine atılmak. Sapık amaçla birinin arkasına değmek, sürtünmek.
SİBİK
1.Köşe. 2.Çıkıntı, sarkıntı. Üçeteğin etek uçları ya da arka parçası.