İçinde SARKINTI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sarkıntı" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sarkıntı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sarkıntı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sarkıntı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SARKINTI

Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. Sataşma, takılma.

SARKINTILIK

Genellikle kadınlara sataşma, laf atma, rahatsız etme, huzur bozma, tasallut.

  -   -   -  

Anlamında SARKINTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SARKINTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SATAŞMAK

Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.

PANDİK

"Elle sarkıntılık etmek"anlamındaki pandik atmak ve "elle sarkıntılığa uğramak" anlamındaki pandik yemek deyimlerinde geçen bir söz.

HOLAMAK

Üstüne yürümek, saldırmak. Koşmak. Genç erkeklerin kendileriyle evlenmeye mecbur edecek şekilde bir genç kıza sarkıntılıkta bulunmak. Kapalı yere birdenbire ya da kapıda duranları atlatarak hızla girmek, dalmak.

DALBIZLAMAK

Hiç bir şeyi beğenmemek, ince eleyip sık dokumak. Çok çabalamak. Sarkıntılık, haylazlık etmek, her işe girip çıkmak. Oyalanmak. Koyulmak: işe dalbızladı.

SİBİK

1.Köşe. 2.Çıkıntı, sarkıntı. Üçeteğin etek uçları ya da arka parçası.

KOPEY

Sarkıntılık yapan, sırnaşık çocuk. İri kulaklı bir çeşit av köpeği.

TASALLUT

Musallat olma, saldırma. Sarkıntılık.

SARHUNTULUH

Sarkıntılık. Çalıp çırpmak.

MEZELENMEK

Alay konusu olmak. Çocuk yemekte mızmızlık etmek. Küçük çocuklara sarkıntılık etmek.

UZANMAK

Boylu boyunca yatmak. Yetişmek, ulaşmak. Bir alana yayılmak. Sarkıntılık etmek. Bir şey boyunca sıralanmak. Gitmek. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak.

YEŞİLLENMEK

Yeşil duruma gelmek, yeşil olmak, yeşermek. Birine karşı duyduğu cinsel isteği kendisine sezdirmek, sarkıntılık etmek. Başkasının malında gözü olmak, elde etmeye çalışmak.

KERKİNMEK

Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünmek, sarkıntılık etmek. Sapık amaçla birisinin arkasına değmek, sürtünmek. Erkek hayvan dişisine karşı çiftleşme istediğini belirten hareketler yapmak. Sarmak, sarılmak. Çocuklar oyuncağa ya da sevdiklerine atılmak. Sapık amaçla birinin arkasına değmek, sürtünmek.

SIKIŞTIRMAK

Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.

BAVILIMAK

Sarkıntılık etmek.

BULAŞOH

Bulaşık kap. Sarkıntı kimse.

TECAVÜZ

Saldırı. Başkasının hakkına el uzatma. Aşma, ötesine geçme. Namusuna saldırma, sarkıntılık.

EGİŞMEK

Sarkıntılık etmek.

KİRİZLENMEK

Sarkıntılık etmek.

ERGEZLENMEK

Sarkıntılık etmek, dalga geçmek, yeşillenmek.

FORTÇU

Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünen, sarkıntılık eden kimse.