Sonu SAPTAMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "saptamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu saptamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında saptamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde saptamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SAPTAMAK

Bir şeyi belirgin kılmak, tespit etmek. Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirmek, oynamaz duruma getirmek, tespit etmek.

  -   -   -  

Anlamında SAPTAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAPTAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADÇEKME

Yarışçıların deneme sıralarını, koşucuların koşaklarını saptamak için yapılan düzenleme işlemi. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı ya da karşılama hakkı için öncelik sağlayan eylem. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı hakkı için öncelik sağlayan eylem. Aynı ağırlık sınıfında karşılaşacak yumrukoyuncularının eşleştirilmesi için ad ya da numara çekme işi.

SÖYLENYAZIM

Konusu söylenleri saptamak olan bilim dalı. bk. söylenyazımcı. karşılığı söylenbilim.

ÖNÖRNEK

Bir anaörneğin büyüklüğünü saptamak ya da örnekleme tasarımının içerdiği kaçınıları kestirmek üzere bir kılavuz araştırmada kullanılan küçük boyutlu sınama örneği, bk. örnek büyüklüğü.

ANSITAÇ

Bir görüşme sırasında beliren durumları saptamak ve ilerde anımsamayı sağlamak üzere tutulan yazım.

DİZİLÖLÇÜM

Salt yandaş, yansız, karşıt gibi geniş konumları saptamakla kalmayarak aynı zamanda arada yer alan alt bölümlenmeleri de belirleyebilen ölçüm.

TAPLAMAK

1.Saptamak : Yerini iyi tapladın mı? 2.Kestirmek : İyi taplamışım, dediğim çıktı. 3.Bir işin olabileceğine inanmak, aklı yatmak : Nihayet bu işi yapacağına aklı tapladı. 4.Sahip çıkmak, malımsımak : Evimden çıkmıyor, taplı. Hamur topağını biraz açmak. Kimseye sezdirmeksizin bakmak. Bir şeyin olacağını kestirmek, farkında olmak. kabûl etmek. El ie yavaş yavaş üzerine vurmak. Razı olmak, kabul etmek, istemek, muvafık görmek.

RESAZÜRİN

Sütün bakteriyel etkinliğini ve kalitesini saptamak için yapılan testte kullanılan boya maddesi.

YASANLAMAK

Bir işi yapmayı tasarlayıp, olanak gözetmek. Gizlice gözlemek, izlemek, incelemek. Kestirmek, öngörmek. Saptamak. Öğrenmek: Olduğu yeri yasanladım. Sezmek. Düzenlemek, gözden geçirmek: Ben onu birkaç gün önce yasanlamıştım. Öfkesini geçirmek, yatıştırmak (birinin). Buyruğu altına almak, aşağılamak. Nişanlamak, sözlemek, başını bağlamak.

SAPTAMA

Saptamak işi, tespit. Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi.

LAKTOMETRE

Sütün bağıl yoğunluğunu saptamak için kullanılan hidrometre.

TOPRAKÖLÇMEN

Kentsel ve kırsal toprakların değerinde gün geçtikçe görülen değişiklikleri, vergileme işlemlerinde kullanmak üzere, belli aralıklarla saptamak için kurulan kamusal örgütlerin görevlisi.

MEDLARS

Tıp alanındaki bütün incelemeleri saptamak, toplamak, düzenlemek ve bu bilgiye yeniden ulaşmak yolunda yapılan işlerin tümünü öngören yöntem.

İNCELEM

Bir konuyu incelemek ya da bir durumu saptamakla görevlendirilen kişice hazırlanmış, yazılı açıklama ve görüşler.

KİTAPLİKBİLİM

Kitap sayısını çoğaltmanın, kataloglayıp sınıflandırmanın ve okuyucuları kitaptan yararlandırmanın kurallarını saptamak, her türlü kitaplık sorununa çözüm yolları bulmak ve kitaplıkla ilgili uygulamaların kuramını yapmakla uğraşan bilgi dalı.

HİYİKLEMEK

Belgilemek, saptamak. İnsan ya da hayvan ürkerek başını dik tutup bakınmak.

YASANNIMAK

Kestirmek, öngörmek. Saptamak.

ÖZGEÇMİŞ

Örnekolay incelemesinde örnek birimlerin yaşam öykülerini saptamak üzere başvurulan ve kendi yaşam geçmişlerine ilişkin olan açıklamaları.