SAPTAMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "saptamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. saptamak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu saptamak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde saptamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SAPTAMAK

Bir şeyi belirgin kılmak, tespit etmek. Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirmek, oynamaz duruma getirmek, tespit etmek.

  -   -   -  

Anlamında SAPTAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAPTAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİYİKLEMEK

Belgilemek, saptamak. İnsan ya da hayvan ürkerek başını dik tutup bakınmak.

ÖZGEÇMİŞ

Örnekolay incelemesinde örnek birimlerin yaşam öykülerini saptamak üzere başvurulan ve kendi yaşam geçmişlerine ilişkin olan açıklamaları.

DİZİLÖLÇÜM

Salt yandaş, yansız, karşıt gibi geniş konumları saptamakla kalmayarak aynı zamanda arada yer alan alt bölümlenmeleri de belirleyebilen ölçüm.

YASANLAMAK

Bir işi yapmayı tasarlayıp, olanak gözetmek. Gizlice gözlemek, izlemek, incelemek. Kestirmek, öngörmek. Saptamak. Öğrenmek: Olduğu yeri yasanladım. Sezmek. Düzenlemek, gözden geçirmek: Ben onu birkaç gün önce yasanlamıştım. Öfkesini geçirmek, yatıştırmak (birinin). Buyruğu altına almak, aşağılamak. Nişanlamak, sözlemek, başını bağlamak.

KİTAPLİKBİLİM

Kitap sayısını çoğaltmanın, kataloglayıp sınıflandırmanın ve okuyucuları kitaptan yararlandırmanın kurallarını saptamak, her türlü kitaplık sorununa çözüm yolları bulmak ve kitaplıkla ilgili uygulamaların kuramını yapmakla uğraşan bilgi dalı.

MEDLARS

Tıp alanındaki bütün incelemeleri saptamak, toplamak, düzenlemek ve bu bilgiye yeniden ulaşmak yolunda yapılan işlerin tümünü öngören yöntem.

İNCELEM

Bir konuyu incelemek ya da bir durumu saptamakla görevlendirilen kişice hazırlanmış, yazılı açıklama ve görüşler.

YASANNIMAK

Kestirmek, öngörmek. Saptamak.

SÖYLENYAZIM

Konusu söylenleri saptamak olan bilim dalı. bk. söylenyazımcı. karşılığı söylenbilim.

TOPRAKÖLÇMEN

Kentsel ve kırsal toprakların değerinde gün geçtikçe görülen değişiklikleri, vergileme işlemlerinde kullanmak üzere, belli aralıklarla saptamak için kurulan kamusal örgütlerin görevlisi.

SAPTAMA

Saptamak işi, tespit. Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi.

ANSITAÇ

Bir görüşme sırasında beliren durumları saptamak ve ilerde anımsamayı sağlamak üzere tutulan yazım.

ADÇEKME

Yarışçıların deneme sıralarını, koşucuların koşaklarını saptamak için yapılan düzenleme işlemi. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı ya da karşılama hakkı için öncelik sağlayan eylem. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı hakkı için öncelik sağlayan eylem. Aynı ağırlık sınıfında karşılaşacak yumrukoyuncularının eşleştirilmesi için ad ya da numara çekme işi.

LAKTOMETRE

Sütün bağıl yoğunluğunu saptamak için kullanılan hidrometre.

RESAZÜRİN

Sütün bakteriyel etkinliğini ve kalitesini saptamak için yapılan testte kullanılan boya maddesi.

TAPLAMAK

1.Saptamak : Yerini iyi tapladın mı? 2.Kestirmek : İyi taplamışım, dediğim çıktı. 3.Bir işin olabileceğine inanmak, aklı yatmak : Nihayet bu işi yapacağına aklı tapladı. 4.Sahip çıkmak, malımsımak : Evimden çıkmıyor, taplı. Hamur topağını biraz açmak. Kimseye sezdirmeksizin bakmak. Bir şeyin olacağını kestirmek, farkında olmak. kabûl etmek. El ie yavaş yavaş üzerine vurmak. Razı olmak, kabul etmek, istemek, muvafık görmek.

ÖNÖRNEK

Bir anaörneğin büyüklüğünü saptamak ya da örnekleme tasarımının içerdiği kaçınıları kestirmek üzere bir kılavuz araştırmada kullanılan küçük boyutlu sınama örneği, bk. örnek büyüklüğü.