Sonu SANTRA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "santra" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu santra ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında santra olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde santra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SANTRA

Orta yuvarlak. Hücum oyuncularının ortasında oynayan futbolcu. Başlama vuruşu.

  -   -   -  

Anlamında SANTRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SANTRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİDROSALİN

Tuz konsantrayonu 40 ppt den daha yüksek olan karasal kökenli su, hipersalin.

KALİÜRİ

İdrar potasyum konsantrasyonu.

KETOZİS

Özellikle geviş getirenlerde karbonhidrat metabolizmasının bozulması sonucu, kanda, dokularda ve idrarda beta-hidroksibutirik asit, asetoasetik asit ve asetontan ibaret keton keton cisimleri konsantrasyonunun artması ve kanda glikoz düzeyinin düşmesiyle belirgin bir metabolizma hastalığı. Geviş getirenlerde asetonemi ve gebelik toksemisi.

TELEFONCU

Telefon düzeni kuran veya telefon onaran kimse. Santral memuru, santralci. Özellkle cep telefonu alıp satan kimse.

ASİDİTE

Bir ortamdaki hidrojen iyonları konsantrasyonu. Asidik özellikte olan. Asitlik derecesi.

SANTRAL

Doğadaki başka enerji türlerini elektrik enerjisine çeviren fabrika. Telefonların bağlı olduğu merkez. Santralci.

TELEFONCULUK

Telefon kuruculuğu veya onarıcılığı. Telefon santrali memurluğu.

KEMOKİNEZ

Konsantrasyon farkının bulunmadığı bir durumda özel bir maddenin sebep olduğu rastgele hücre göçü.

YOĞUNLAŞMA

Yoğunlaşmak işi, konsantrasyon. Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi. Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi.

GLİKOJENOLİZ

Özellikle karaciğer ve kas hücrelerindeki glikojenin glikoza dönüşmesi reaksiyonları. Epinefrin salgısmın artması ya da sinir hücrelerinin uyarılması kalsiyum iyon konsantrasyonunu artırarak sitoplâzmada cAMP'nin artmasına sebep olur ve glikojen parçalanması reaksiyonlarını artırır. Karaciğer ve kas hücrelerde depo edilen glikojenin fosforilaz enzimiyle glikoza yıkılma süreci. Bu süreçte epinefrin ve glukagon etkindir.

DURAMATER

Santral sinir sisteminin en dışında yer alan elastik iplikli, dayanıklı, az sayıda damar içeren sert zar. Beyin boşluğunda periosteumla birleşen bu zara kalın olması nedeniyle pakimeninks adı da verilir.

FİSYON

Ağır bir radyoaktif izotop çekirdeğinin nötron, proton ve benzerleri bir parçacıkla bombardıman edilerek, kütle numaraları birbirine yakın iki ayrı çekirdeğe dönüştürülmesi olayı. Nükleer santrallerde ve atom bombasında bu olaydan açığa çıkan enerjiden yararlanılır.

SANTRALCİ

Telefon santralinde çalışan görevli.

AEROTOLERANT

Aslen anaerob olup solunumunda atmosferde bulunan konsantrasyonda (% 21) oksijen varlığına dayanabilen ve bu ortamda zayıf da olsa gelişebilen mikroorganizmalar.

GLİKASYON

Çevrede yüksek konsantrasyonda glikoz bulunduğunda glikozun proteinle birleşmesi, glikozilasyonun enzimatik olmayan formu.

HİDROHALİN

Tuz konsantrasyonu 40 ppt den daha yüksek olan okyanus kökenli su.

ASİTLİK

pH değeri 7.0‘ın altında olan sularda mevcut hidrojen iyonu konsantrasyonunun bir ölçüsü.

DİLÜSYON

Bir maddenin hava veya su içerisindeki konsantrasyonunun azaltılması. Seyreltme.

ASİTÖLÇER

Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.

DERİŞİM

Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle veya hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle veya hacmine oranı, konsantrasyon. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. Bir element, faz ya da özdeğin, bir ötekisi içinde bulunma yüzdesi ya da oranı.