Kelimeler arşivinde; içinde "santra" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde santra bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu santra ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında santra olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KONSANTRASYON
SANTRALCİLİK
SANTRALCİ
SANTRAMA
SANTRAL, SANTRAŞ
SANTRA
SANTRA
Orta yuvarlak. Hücum oyuncularının ortasında oynayan futbolcu. Başlama vuruşu.
SANTRAL
Doğadaki başka enerji türlerini elektrik enerjisine çeviren fabrika. Telefonların bağlı olduğu merkez. Santralci.
KONSANTRASYON
Derişim. Dikkat toplaşımı.
SANTRAMA
1.Taras. 2.Sofa.
SANTRALCİLİK
Santralcinin yaptığı iş.
SANTRALCİ
Telefon santralinde çalışan görevli.
SANTRAŞ
Satranç.
Bu bölümde tanımı içerisinde SANTRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GLİKOJENOLİZ
Özellikle karaciğer ve kas hücrelerindeki glikojenin glikoza dönüşmesi reaksiyonları. Epinefrin salgısmın artması ya da sinir hücrelerinin uyarılması kalsiyum iyon konsantrasyonunu artırarak sitoplâzmada cAMP'nin artmasına sebep olur ve glikojen parçalanması reaksiyonlarını artırır. Karaciğer ve kas hücrelerde depo edilen glikojenin fosforilaz enzimiyle glikoza yıkılma süreci. Bu süreçte epinefrin ve glukagon etkindir.
TELEFONCULUK
Telefon kuruculuğu veya onarıcılığı. Telefon santrali memurluğu.
DERİŞİM
Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle veya hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle veya hacmine oranı, konsantrasyon. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. Bir element, faz ya da özdeğin, bir ötekisi içinde bulunma yüzdesi ya da oranı.
HİDROSALİN
Tuz konsantrayonu 40 ppt den daha yüksek olan karasal kökenli su, hipersalin.
ASİTÖLÇER
Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.
ASİDİTE
Bir ortamdaki hidrojen iyonları konsantrasyonu. Asidik özellikte olan. Asitlik derecesi.
YOĞUNLAŞMA
Yoğunlaşmak işi, konsantrasyon. Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi. Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi.
KEMOKİNEZ
Konsantrasyon farkının bulunmadığı bir durumda özel bir maddenin sebep olduğu rastgele hücre göçü.
DURAMATER
Santral sinir sisteminin en dışında yer alan elastik iplikli, dayanıklı, az sayıda damar içeren sert zar. Beyin boşluğunda periosteumla birleşen bu zara kalın olması nedeniyle pakimeninks adı da verilir.
HİDROHALİN
Tuz konsantrasyonu 40 ppt den daha yüksek olan okyanus kökenli su.
KALİÜRİ
İdrar potasyum konsantrasyonu.
KLONİDİN
Yüksek konsantrasyonlarda alfa adrenerjik almaçları uyararak damar büzücü etkisi de olan ve başlangıçta bu amaçla çıkarılan imidazolin türevi antihipertansif bir ilaç.
KETOZİS
Özellikle geviş getirenlerde karbonhidrat metabolizmasının bozulması sonucu, kanda, dokularda ve idrarda beta-hidroksibutirik asit, asetoasetik asit ve asetontan ibaret keton keton cisimleri konsantrasyonunun artması ve kanda glikoz düzeyinin düşmesiyle belirgin bir metabolizma hastalığı. Geviş getirenlerde asetonemi ve gebelik toksemisi.
DİLÜSYON
Bir maddenin hava veya su içerisindeki konsantrasyonunun azaltılması. Seyreltme.
AEROTOLERANT
Aslen anaerob olup solunumunda atmosferde bulunan konsantrasyonda (% 21) oksijen varlığına dayanabilen ve bu ortamda zayıf da olsa gelişebilen mikroorganizmalar.
FİSYON
Ağır bir radyoaktif izotop çekirdeğinin nötron, proton ve benzerleri bir parçacıkla bombardıman edilerek, kütle numaraları birbirine yakın iki ayrı çekirdeğe dönüştürülmesi olayı. Nükleer santrallerde ve atom bombasında bu olaydan açığa çıkan enerjiden yararlanılır.
GLİKASYON
Çevrede yüksek konsantrasyonda glikoz bulunduğunda glikozun proteinle birleşmesi, glikozilasyonun enzimatik olmayan formu.
KLOROFENİLALANİN
Merkezi sinir sistemi ve periferdeki hücrelerde triptofan hidroksilaz enzimini baskılayarak üretimini azaltıp dokudaki konsantrasyonunu düşüren ilaç.
TELEFONCU
Telefon düzeni kuran veya telefon onaran kimse. Santral memuru, santralci. Özellkle cep telefonu alıp satan kimse.
ASİTLİK
pH değeri 7.0ın altında olan sularda mevcut hidrojen iyonu konsantrasyonunun bir ölçüsü.