Kelimeler arşivi içinde; başında "samağ" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. samağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu samağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde samağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAMAĞ
Çalgılı, yemekli eğlence.
SAMAĞIR
Anlayışı kıt, anlayışsız. Kayseri şehrinde, Elbaşı bucağına bağlı bir yer.
SAMAĞAR
Anlayışı kıt, anlayışsız.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAMAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASAMAKSI
Basamağı andıran, basamağa benzeyen, basamak gibi.
AYAHÇAH
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların ve cambazların boylarını yükseltmek için ayaklarına takıp gezdikleri sırık. Merdiven.
ÖZET
Bir yazı veya sözün anlamını daha kısa ve özlü biçimde veren yazı veya söz, hülasa, fezleke, ekspoze. Filmin konusunu en kısa biçimde anlatan, bir senaryo çalışmasının ilk basamağı olan metin.
ARJİNAZ
Üreotelik canlılarda üre döngüsünün son basamağında arjinini üre ve ornitine hidrolize eden ve ana kaynağı karaciğer olan enzim.
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.
AYAKCAĞ
Merdiven, merdiven basamağı.
AYAKÇA
Dokuma tezgâhı pedalı. Merdiven, merdiven basamağı. Dokuma tezgâhını işletmek amacıyla üzerine ayakla aşağı yukarı basılan pedal. (Yavuz, Düzenli Şavşat Artvin; Ankara) (ayakçak : (Bekili Çal Denizli) (ayakçak) : (Köselerli Tarsus İçel) (ayaklık) : (Yalvaç Isparta; Kandilli, Bozüyük Bilecik).
BADAK
Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AYAKÇIL
Dokuma tezgâhı pedalı. Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların ve cambazların boylarını yükseltmek için ayaklarına takıp gezdikleri sırık. Taşınabilen merdiven.
DOKTOR
Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.
AYAKCAK
Aptesane, hela, ayak yolu. Arkalıksız kısa iskemle. Tırpanla ekin biçenlerin ayaklarına bağladıkları demet. Direğe çıkmaya yarıyan aygıt. Taban ve koncu tek parça ağaçtan yapılmış, burnuna meşin çakılı ayakkabı. Merdiven, merdiven basamağı. El leğeni. Tahta, arkalıksız sandalye. Merdiven. Tırpanla biçildikten sonra, dağınık olarak yere yığılan ekinleri, ayağın yardımıyla düzenli kümeler durumuna getiren (H) harfi biçiminde ot araç. (Amasya).
BADAL
Merdiven. Kardan veya çamurdan oluşan çukur. Merdiven, merdiven basamağı. Kar veya çamurda donmuş, kurumuş, derin, tekerlek ve ayak izi. Yol veya tarladaki girinti çıkıntı, tümsek, hendek: Yol çok badallı, araba sarsıyor. İki dönüm büyüklüğünde bir tarlanın altıda bir parçası. Tarla sekisi. Tuzak, fak, tehlike: Mehmedi badala bastırdım. Ağacın gövdesinden ilk ayrılan dal, sürgün. Bacak: Badalına basar ayırırım. Geniş adımla yürüyüş. Zıpzıp, bilye. Ceviz içinin dörtte biri. Akran, eş, denk. Pis, karışık. Engel, güçlük. Merdiven basamağı, merdiven.
ŞÖVALYE
Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. Derebeylik düzeninde soyluluk unvanlarının en alt basamağı. Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
BASAMAKLI
Basamağı olan.
AMİNOGLİKOZİT
Çeşitli bakterilerden izole edilen, enfeksiyon hastalıklarında bakteri protein sentezinin herhangi bir basamağında engelleyici etki yapan, kanamisin, neomisin ve streptomisin gibi herhangi bir antibiyotik. Aminoglikozit antibiyotikler. Çeşitli bakterilerden izole edilen, ribozomların 30s yapısal birimine bağlanıp, ribozom ve mRNA'nın birleşmesini engelleyerek bakteriyel protein sentezini önleyen, kanamisin, neomisin ve streptomisin gibi antibiyotikler, aminoglikozit antibiyotikler. Streptomyces veya Micromonspora cinsi mikroorganizmalardan elde edilen ve bakterilerin protein üretimini engelleyerek ölümlerine neden olan gentamisin, amikasin, neomisin gibi ilaçları içeren doğal veya yarı sentetik antibiyotik grubu ilaç.
ELDELİ
Toplama veya çarpmalarda bir sonraki basamağa aktarılan (sayı).
İLKÖĞRETİM
Birkaç öğretim basamağından oluşan örgün eğitim sisteminin temel bilgi ve becerileri kazandıran sekiz yıllık ilk basamağı, ilköğrenim, zorunlu öğrenim.
AYAKÇAT
Merdiven, merdiven basamağı.
METİL
Doymuş hidrokarbon kökleri serisinin ilk basamağı.