SAMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "samak" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. samak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu samak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde samak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SAMAK

Aptal, sersem, budala. Bölge, mahalle. Dut büyüklüğünde, ekşi, kırmızı bir çeşit meyve. Ayakkabı boyası elde edilen bir çeşit ot. Çalgılı, yemekli eğlence. Sağmak. Sarmak.

SAMAKAR

Aptal, sersem, budala.

SAMAKSA

Üzüm suyu ile mısır unundan yapılan bir çeşit tatlı.

SAMAKA

Aptal, sersem, budala.

  -   -   -  

Anlamında SAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYRIMSAMA

Ayrımsamak durumu.

AÇINSAMA

Açınsamak işi, istikşaf.

BÖLÜK

Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.

AZIMSAMA

Azımsamak durumu.

ÇİZELGE

Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.

ANIMSAMA

Anımsamak işi, hatırlama.

BASAMAKSI

Basamağı andıran, basamağa benzeyen, basamak gibi.

BUNMAK

Beğenmemek, azımsamak, küçümsemek.

AŞAMA

Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.

BANKET

Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

AĞIRSAMA

Ağırsamak işi.

AŞAĞISAMA

Aşağısamak durumu.

BOĞASAMA

Boğasamak durumu.

BİRLER

Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ilk sayının bulunduğu basamak.

AKSAMA

Aksamak işi.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

BRAHMAN

Hint kastlarında ilk basamak. Bu basamaktan olan kimse.

AMFİTEATR

Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.

AMFİ

Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.