Kelimeler arşivi içinde; başında "salla" olan, toplam 48 adet kelime bulunmaktadır. salla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu salla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde salla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SALLAYIVERMEK, SALLANABİLMEK, SALLAYABİLMEK
SALLAPATİLİK, SALLAYIVERME, SALLAYABİLME, SALLANABİLME, SALLANDIRMAK, SALLANMAZLIK
SALLANTISIZ, SALLANDIRMA, SALLANDUMAK
SALLAKHANE, SALLAMAMAK, SALLANTILI
SALLANĞAÇ, SALLASIRT, SALLANKAÇ, SALLANKUC, SALLATMAK, SALLANMAK, SALLAŞMAK, SALLAPATİ, SALLANGUÇ, SALLANGIÇ, SALLANGEŞ, SALLANGEÇ, SALLANGAZ, SALLANGAÇ, SALLANÇAH, SALLANCIK, SALLANCAK, SALLANBAŞ
SALLAVCI, SALLATMA, SALLAYIŞ, SALLABAŞ, SALLANTU, SALLANTI, SALLANMA, SALLANIŞ, SALLAMAK
SALLAMA, SALLAYİ
SALLAR, SALLAK, SALLAĞ
SALLA
SALLA
Salya.
SALLAYIVERME
Sallayıvermek işi.
SALLAPATİLİK
Sallapati olma durumu. Ciddiyetsizlik.
SALLANTILI
Sallantısı olan.
SALLANDIRMA
Sallandırmak işi.
SALLAYABİLME
Sallayabilmek işi.
SALLAKHANE
Hayvan kesilen yer.
SALLANABİLMEK
Sallanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SALLAYABİLMEK
Sallama imkânı veya olasılığı bulunmak.
SALLAMAMAK
önem vermemek. dikkate almamak, aldırmamak, ciddiye almamak. Görmezlikten gelmek; değer vermemek.
SALLANDUMAK
Sallamak.
SALLANABİLME
Sallanabilmek işi.
SALLANDIRMAK
Sallanma işini yaptırmak. Asmak, idam etmek.
SALLANMAZLIK
Alıcının çalıştırılırken sağlam bir desteğe oturtulmasından dolayı görüntülerdeki düzgünlük. Sallanmanın karşıtı.
SALLAYIVERMEK
Ansızın sallamak.
SALLANTISIZ
Sallantısı olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde SALLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAMAK
İki ağaç veya direk arasına asılarak kurulan, içine yatılarak sallanılabilen, ağ, bez vb.nden yapılmış yatak, ağ yatak.
AMORTİSÖR
Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.
AKILSALLAŞTIRMA
Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
ÇALAKILIÇ
Durmadan kılıç sallayarak.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
BİNMEK
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.
DİNGİLDEMEK
Sallanmak, oynamak. Korkmak, kuşkulanmak.
BADİKLEMEK
Ördek gibi iki yana sallana sallana yürümek.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
ANKA
Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
DİNGİLDEK
Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak. Dengesi bozuk. Sözüne güvenilmez, kaypak.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
IRGALAMAK
Yerinden oynatıp sallamak, sarsmak. İlgilendirmek.
ARIZ
Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.
CANAVAR
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan. Herhangi bir şeye çok düşkün olan. Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı. Köpek balığı. Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse). Haşarı, yaramaz çocuk.
ALKARISI
Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.