Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sakın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sakın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sakın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sakın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SAKIN
SAKIN
Asla. "Korkulacak bir durum olmasın" anlamında kullanılan bir söz.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAKIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İMTİNA
Kaçınma, sakınma, çekinme.
KAZALI
Kazaya yol açan, sakıncalı, tehlikeli. İlçesi olan. Kaza geçirmiş olan.
DARILMACA
"Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyiminde geçen bir söz.
İHTİYATLI
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranan, önlem alan, sakıngan, ihtiyatkâr.
DIŞRAK
Herkesin öğrenmesinde sakınca görülmeyen, gizli kapalı olmayan (her türlü bilgi, öğreti), içrek karşıtı.
MAHZUR
Sakınca. Engel.
İSTER
Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum. Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz.
İHTİYAT
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma. Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek.
CAİZ
Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan.
KORUNMAK
Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.
BELA
İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.
İÇTİNAP
Sakınma, çekinme, kaçınma.
CÖMERTÇE
Cömert bir biçimde, sakınmadan, bol bol.
ÇÜRÜKLÜK
Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.
İHTİRAZ
Çekinme, sakınma. Çekince.
ENGELSİZ
Engeli olmayan, mâniasız. Engeli, sıkıntısız, sakıncası olmayan bir biçimde.
ASLA
Hiçbir zaman, hiçbir şekilde, katiyen. Sakın, zinhar.
KORKMAK
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
İTİRAF
Başkaları tarafından bilinmesi sakıncalı görülen bir gerçeği saklamaktan vazgeçip açıklama, söyleme, bildirme.
EMİN
Güvenli. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz. Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi. Şüphesi olmayan.