Kelimeler arşivinde; içinde "sakın" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sakın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sakın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sakın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAKINCASIZLIK
SAKINABİLMEK
SAKINICILAR, SAKINGANLIK, SAKINDIRMAK, SAKINABİLME
SAKINTILIK, SAKINMALIK, SAKINIMSIZ, SAKINILMAK, SAKINDIRMA, SAKINTISIZ, SAKINCASIZ
SAKINTILI, SAKINIMLI, SAKINILMA, SAKINCALI
SAKINMAK, SAKINDUK, SAKINGAN, SAKINTIL
SAKINTI, SAKINMA, SAKINIŞ, SAKINIM, SAKINCA
SAKINÇ
SAKIN
SAKIN
Asla. "Korkulacak bir durum olmasın" anlamında kullanılan bir söz.
SAKINABİLME
Sakınabilmek işi.
SAKINIMLI
İhtiyatlı, tedbirli.
SAKINCASIZLIK
Sakıncasız olma durumu.
SAKINDIRMA
Sakındırmak işi.
SAKINDIRMAK
Sakınma işini yaptırmak.
SAKINMALIK
Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. (Söz sanatı terimi) Hoş görülmiyen bir hükümde bulunulacağı, arzu edilmiyen bir fikir söylemek zorunda kalınacağı zaman bu duyguları anlatacak bir söz katma. "Korkarım hava bozacak". "Sakın hastalanmış olmasın" gibi. Söylenmesinde bir sakınca bulunan ya da hoş görülmeyen bir düşünceyi anlatmadan önce, söylemek zorunda kalındığını sezdirir bir söz ekleme: Korkarım ki bu gidiş başınıza işler açacak.
SAKINCASIZ
Sakınmayı gerektirmeyen, mahzursuz.
SAKINGANLIK
İhtiyatlılık.
SAKINICILAR
Allah'tan korkup dinin emrini yerine getirenler.
SAKINTILI
Sakıntısı olan.
SAKINTILIK
Şapka ya da başlığın çene altından bağlanan bağı.
SAKINTISIZ
Sakıntısı olmayan.
SAKINIMSIZ
İhtiyatsız, tedbirsiz.
SAKINABİLMEK
Sakınma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAKINILMAK
Sakınma işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAKIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASLA
Hiçbir zaman, hiçbir şekilde, katiyen. Sakın, zinhar.
KORUNMAK
Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.
İHTİYATLI
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranan, önlem alan, sakıngan, ihtiyatkâr.
EMİN
Güvenli. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz. Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi. Şüphesi olmayan.
ENGELSİZ
Engeli olmayan, mâniasız. Engeli, sıkıntısız, sakıncası olmayan bir biçimde.
DIŞRAK
Herkesin öğrenmesinde sakınca görülmeyen, gizli kapalı olmayan (her türlü bilgi, öğreti), içrek karşıtı.
CAİZ
Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan.
MAHZUR
Sakınca. Engel.
İMTİNA
Kaçınma, sakınma, çekinme.
BELA
İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.
KAZALI
Kazaya yol açan, sakıncalı, tehlikeli. İlçesi olan. Kaza geçirmiş olan.
CÖMERTÇE
Cömert bir biçimde, sakınmadan, bol bol.
İSTER
Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum. Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz.
İHTİYAT
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma. Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek.
İTİRAF
Başkaları tarafından bilinmesi sakıncalı görülen bir gerçeği saklamaktan vazgeçip açıklama, söyleme, bildirme.
İHTİRAZ
Çekinme, sakınma. Çekince.
ÇÜRÜKLÜK
Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.
KORKMAK
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
DARILMACA
"Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyiminde geçen bir söz.
İÇTİNAP
Sakınma, çekinme, kaçınma.