Kelimeler arşivi içinde; başında "sahte" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. sahte ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sahte ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sahte olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAHTEKARLIK, SAHTELETMEK
SAHTECİLİK, SAHTELEMEK, SAHTELETME
SAHTELEME
SAHTEKAR, SAHTELİK
SAHTECİ
SAHTE
SAHTE
Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece. Uydurma. Yapmacık. Gerçek olmayan, yalancı.
SAHTELEMEK
Sahtesini yapmak, yasa dışı kopyasını çıkarmak.
SAHTEKARLIK
Sahte işler yapma, düzmecilik, sahtecilik.
SAHTECİLİK
Sahtekârlık.
SAHTEKAR
Sahte işler yapan, düzmeci, sahteci.
SAHTELEME
Sahtelemek işi.
SAHTELETMEK
Sahtesini yaptırmak, yasa dışı kopyasını çıkartmak.
SAHTELETME
Sahteletmek işi.
SAHTECİ
Sahtekâr.
SAHTELİK
Sahte olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAHTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HILLE
Düzme, sahte, hileli.
UYDURMA
Uydurmak işi. Yeni bir biçim verilmiş. Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme. Şişirme haber.
KIRLANGIÇ
Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.
YAPMACIK
İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.
KALAYCI
Kap kalaylayan kimse. Üstünkörü iş yapan, sahtekâr.
ENTEL
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse). Sahte aydın.
KALPAZAN
Sahte para basan veya piyasaya süren kimse. Yalan ve hile ile iş gören kimse.
KALPLIK
Düzmelik, sahtelik. İş yapma isteksizliği.
SAHİCİ
Sahte olmayan, gerçek, yapma karşıtı.
KOFTİ
Sahtekâr, dolandırıcı kimse. Değersiz, işe yaramaz kimse.
ÇAKMA
Çakmak işi. Taklit olan, sahte. Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Deri hastalığı, yara, çıban. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.
MASNU
Sanatla yapılmış (ürün). Aslı olmayan, uydurma, yapma, düzme, düzmece, sahte.
KALP
Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İşe yaramaz, tembel. Düzme, sahte, geçmez (para). Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Duygu, his.
DÜZMECİLİK
Sahtekârlık. Belgelerde düzmecilik yoluyla değişiklik yaparak başkalarına dokuncalı olacak durumda kendisine çıkar sağlama.
UYDURMACA
Düzmece, sahte, yalan yanlış (bilgi, haber).
DÜZMECİ
Sahtekâr.
DÜZMECE
Gerçek olmayan, düzme, sahte.
YEZİT
Nefret edilen kimseler için kullanılan bir söz. Hilekâr, sahtekâr.
KAMPANACI
Düzenbaz, hilekâr, sahtekâr.
NAYLON
Dayanıklı ve esnek döküm maddesi. Bu maddeden yapılan. Düzme, düzmece, sahte.