İçinde SAHTE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sahte" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sahte bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sahte ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sahte olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SAHTEKARLIK, SAHTELETMEK

10 harfli kelimeler

SAHTECİLİK, SAHTELEMEK, SAHTELETME

9 harfli kelimeler

SAHTELEME

8 harfli kelimeler

SAHTELİK, SAHTEKAR

7 harfli kelimeler

SAHTECİ

5 harfli kelimeler

SAHTE

Bazı kelimelerin anlamları

SAHTE

Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece. Uydurma. Yapmacık. Gerçek olmayan, yalancı.

SAHTELEMEK

Sahtesini yapmak, yasa dışı kopyasını çıkarmak.

SAHTECİ

Sahtekâr.

SAHTEKARLIK

Sahte işler yapma, düzmecilik, sahtecilik.

SAHTELİK

Sahte olma durumu.

SAHTELEME

Sahtelemek işi.

SAHTECİLİK

Sahtekârlık.

SAHTEKAR

Sahte işler yapan, düzmeci, sahteci.

SAHTELETME

Sahteletmek işi.

SAHTELETMEK

Sahtesini yaptırmak, yasa dışı kopyasını çıkartmak.

  -   -   -  

Anlamında SAHTE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAHTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MASNU

Sanatla yapılmış (ürün). Aslı olmayan, uydurma, yapma, düzme, düzmece, sahte.

YEZİT

Nefret edilen kimseler için kullanılan bir söz. Hilekâr, sahtekâr.

SAHİCİ

Sahte olmayan, gerçek, yapma karşıtı.

DÜZMECİLİK

Sahtekârlık. Belgelerde düzmecilik yoluyla değişiklik yaparak başkalarına dokuncalı olacak durumda kendisine çıkar sağlama.

DÜZMECE

Gerçek olmayan, düzme, sahte.

KALPAZAN

Sahte para basan veya piyasaya süren kimse. Yalan ve hile ile iş gören kimse.

KOFTİ

Sahtekâr, dolandırıcı kimse. Değersiz, işe yaramaz kimse.

YAPMACIK

İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.

ENTEL

Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse). Sahte aydın.

KAMPANACI

Düzenbaz, hilekâr, sahtekâr.

DÜZMECİ

Sahtekâr.

HILLE

Düzme, sahte, hileli.

KALPLIK

Düzmelik, sahtelik. İş yapma isteksizliği.

NAYLON

Dayanıklı ve esnek döküm maddesi. Bu maddeden yapılan. Düzme, düzmece, sahte.

KALAYCI

Kap kalaylayan kimse. Üstünkörü iş yapan, sahtekâr.

UYDURMACA

Düzmece, sahte, yalan yanlış (bilgi, haber).

KIRLANGIÇ

Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.

UYDURMA

Uydurmak işi. Yeni bir biçim verilmiş. Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme. Şişirme haber.

ÇAKMA

Çakmak işi. Taklit olan, sahte. Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Deri hastalığı, yara, çıban. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.

KALP

Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İşe yaramaz, tembel. Düzme, sahte, geçmez (para). Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Duygu, his.