SABİT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sabit" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. sabit ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sabit ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sabit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SABİTLEŞTİREBİLME

16 harfli kelimeler

SABİTLEŞTİRİLMEK

15 harfli kelimeler

SABİTLEŞEBİLMEK, SABİTLEŞTİRİLME

14 harfli kelimeler

SABİTLEŞEBİLME, SABİTLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

SABİTLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

SABİTLEŞMEK

10 harfli kelimeler

SABİTKADEM, SABİTLEŞME

8 harfli kelimeler

SABİTLİK

6 harfli kelimeler

SABİTE

5 harfli kelimeler

SABİT

Bazı kelimelerin anlamları

SABİT

Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan. Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan.

SABİTLEŞTİRME

Sabitleştirmek işi.

SABİTLEŞEBİLME

Sabitleşebilmek işi.

SABİTLEŞEBİLMEK

Sabitleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SABİTLEŞTİRİLMEK

Sabit duruma getirilmek.

SABİTLİK

Sabit olma durumu.

SABİTLEŞTİREBİLME

Sabitleştirebilmek işi.

SABİTLEŞME

Sabitleşmek işi.

SABİTE

Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik. Görünürde hareket etmeyen yıldız.

SABİTLEŞTİRMEK

Sabit duruma getirmek.

SABİTLEŞMEK

Sabit duruma gelmek.

SABİTLEŞTİRİLME

Sabitleştirilmek işi.

SABİTKADEM

Süreklilik gösteren. Sözüne sadık, sözünü tutan ve yerine getiren.

  -   -   -  

Anlamında SABİT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SABİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PONTON

Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba. Tombaz.

KÜREYİCİ

Cevher veya posayı, sabit bir makara üzerinden dönüş yapan sonsuz halat aracılığıyla arkaya doğru küreyen mekanik düzen.

DURAĞAN

Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit. Etkin olmayan, gelişmemiş. Sinop iline bağlı ilçelerden biri. Akışmaz.

ÇAKILI

Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş. Çakılmış, bir şeye bağlı. Yeri değişmez, sabit.

SAPLANTILI

Saplantısı olan, sabit fikirli.

SAPLANTI

Kişinin, etkisinden kendini kurtaramadığı yersiz saçma düşünce, sabit fikir, fikrisabit, idefiks.

TESPİT

Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama. Sabitleme. Belirleme. Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme.

MIHLI

Mıhı olan. Dimdik, sabit. Mıhlanmış, mıhla tutturulmuş.

FİŞKA

Çipo tırnağını kaldırıp asmak için geminin kenarında bulunan sabit veya hareketli demir askı.

PARABOL

Bir düzlemin odak denen sabit bir noktadan ve doğrultman denen sabit bir doğrudan eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri, yarı kübik.

HELİS

Bir silindirin ana doğrularını sabit bir açı altında kesen eğri.

MENTEŞE

Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça, reze.

SAPTAYICI

Saptayan, sabit kılan, sürekli kılan. Tebeşir, boya, sulu boya, kurşun kalem çizim ve resimlerin bozulmalarını önlemek için bütün kâğıt yüzeyine püskürtücü ile sıkılan sakız ve alkol karışımı resim verniği.

PLASTER

Genellikle ciltteki yara vb. hasarların dış etkenlerden korunması veya tıbbi gereçlerin cilde sabitlenmesi için kullanılan yapışkan özellikte malzeme.

KASA

Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.

ÇEMBER

Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

ÇİVİ

İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

FOTOĞRAF

Çeşitli araç ve malzeme kullanarak görüntüyü özel bir yüzey üzerinde sabitleme. Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto. Görüntü.

ÇİVİLEMEK

Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak.

DONDURMAK

Donmasını sağlamak. Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak. Beklemeye almak. Hareketsiz hâle getirmek. Sabitlemek. Soğutmak.