SABAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "saban" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. saban ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu saban ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde saban olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SABANBASKISI

11 harfli kelimeler

SABANDEMİRİ, SABANKILICI

10 harfli kelimeler

SABANBÜKEN, SABANCILAR, SABANKIRAN, SABANVERME

9 harfli kelimeler

SABANGAYA, SABANKAYA

8 harfli kelimeler

SABANOKU

7 harfli kelimeler

SABANAN, SABANCA, SABANCI, SABANLI

6 harfli kelimeler

SABANA

5 harfli kelimeler

SABAN

Bazı kelimelerin anlamları

SABAN

Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı.

SABANCI

Şanlıurfa şehri, Şekerli nahiyesine bağlı bir bölge.

SABANAN

Sabahleyin.

SABANA

Sabahleyin.

SABANCA

Ankara şehri, Yenimehmetli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SABANKIRAN

Kayışkıran.

SABANLI

Kilis ilinde, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SABANGAYA

Sicimden örülmüş, taş atmaya yarayan bir çeşit çocuk oyuncağı.

SABANOKU

Sabana hayvanların koşulmasını sağlayan uzun ağaç. (Akçaşar Yalvaç Yeşilköy Gelendost Isparta).

SABANVERME

Tarlayı üçüncü kez sürme.

SABANKAYA

Sicimden örülmüş, taş atmaya yarayan bir çeşit çocuk oyuncağı. Taş fırlatmaya yarayan bir çocuk oyuncağı. Sabankaya örme ipten yapılır. Orta kısmı içine taş yerleştirmek amacıyla genişçe yapılmıştır. Bir m. kadar uzunluğu olan sabankaya, iki ucu birden elle tutularak havada çevrilir. Sonra uçlardan biri, birdenbire bırakılarak sabankayanın orta kısmına konulmuş olan taşın istenilen yere atılması sağlanır. (Beyceli Fatsa ,Anaç Perşembe Ordu).

SABANBASKISI

Saban demirinin ökçeden ayrılmamasını sağlayan baş kısmı bükük çivi. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

SABANKILICI

Sabanda, ökçeyi ok'a bağlamağa yarayan yassı küçük tahta parçası. (Akçaşar Yalvaç Isparta; Merzifon Amasya).

SABANDEMİRİ

Sabanda, toprağı yarmak için ökçenin demirlik adı verilen bölümüne geçirilen demir. (Yeşilköy Gelendost, Akçaşar Yalvaç Isparta).

SABANBÜKEN

Van ilinde, Erciş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SABANCILAR

Manisa ili, Palamut bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında SABAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SABAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABARA

Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).

AGOS

Sabanın açtığı iz, çizgi. Çift sürerken, koşum hayvanının uyması gereken çizgi.

SÜRMEK

Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.

ÖKÇE

Ayakkabı altının topuğa rastlayan yüksek bölümü, topuk. Saban demirinin geçtiği ağaç parçası. Topuğun arka bölümü.

KOŞMAK

Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.

EVLEK

Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri. On liralık kâğıt para. Tarlalarda suyun akması için açılan su yolu. Dönümün dörtte biri kadar olan alan ölçüsü.

KULAK

Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

AKOS

Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi.

KOTAN

Pulluk, büyük saban.

KAYIŞKIRAN

Baklagillerden, kökleri toprağa derince girdiği için tarlalar sürülürken sabanı tutan, çiçekleri kırmızı bir bitki, sabankıran (Onosis spinosa).

MAHALLE

Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün bölündüğü parçalardan her biri. Bu parçalarda oturan insanlarn tamamı.

KARIK

Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). Sabanla açılan çizi. Ark. Arklar arasında kalan toprak parçası.

AMANAT

Eğreti, çürük, yıkılacak halde: Amanatmış, değmeden yıkıldı. Dülger, marangoz, demirci ve çiftçilerin kullandıkları testere, keser, balta, saban demiri, çizek gibi aygıtlar. Emanet. Emanet, bk. amanet. Emanet, bk. amanat.

AGDIRMA

Kağnı, araba, saban, döven ve benzerleri gibi rençber takımlarını koymak için yapılan üstü örtülü yer, sundurma.

DENİZTİLKİSİ

Saban balığı.

ÇİZİ

Çizgi. Tutum, davranış. Saban demirinin toprakta bıraktığı iz.

AKOZ

Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi. Saban izi.

PAPURA

İki çift öküzle çekilen ağır saban.

KESEK

Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. Tezek. Çimen yapmak için üzerindeki otuyla birlikte çıkarılmış çayır parçası.

KILIÇ

Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah. Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Bu silah kullanılarak oynanan, hedef bölgesi baş, gövde ve kollar olan bir tür kılıç oyunu.