İçinde SABAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "saban" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde saban bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu saban ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında saban olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SABANBASKISI

11 harfli kelimeler

SABANKILICI, SABANDEMİRİ

10 harfli kelimeler

SABANKIRAN, YAPASSABAN, SABANVERME, SABANCILAR, SABANBÜKEN, DEMİRSABAN

9 harfli kelimeler

KOCASABAN, SABANGAYA, SABANKAYA, DİKESABAN, SAYASABAN

8 harfli kelimeler

SABANOKU

7 harfli kelimeler

SABANAN, SABANCA, SABANCI, SABANLI

6 harfli kelimeler

SABANA

5 harfli kelimeler

SABAN

Bazı kelimelerin anlamları

SABAN

Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı.

SABANCILAR

Manisa ili, Palamut bucağına bağlı bir bölge.

SABANGAYA

Sicimden örülmüş, taş atmaya yarayan bir çeşit çocuk oyuncağı.

SABANKAYA

Sicimden örülmüş, taş atmaya yarayan bir çeşit çocuk oyuncağı. Taş fırlatmaya yarayan bir çocuk oyuncağı. Sabankaya örme ipten yapılır. Orta kısmı içine taş yerleştirmek amacıyla genişçe yapılmıştır. Bir m. kadar uzunluğu olan sabankaya, iki ucu birden elle tutularak havada çevrilir. Sonra uçlardan biri, birdenbire bırakılarak sabankayanın orta kısmına konulmuş olan taşın istenilen yere atılması sağlanır. (Beyceli Fatsa ,Anaç Perşembe Ordu).

SABANBASKISI

Saban demirinin ökçeden ayrılmamasını sağlayan baş kısmı bükük çivi. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

DİKESABAN

Toprağa derin daldırılabilen saban. (Dereköy Uluborlu Isparta).

DEMİRSABAN

Tunceli kenti, Pertek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SABANOKU

Sabana hayvanların koşulmasını sağlayan uzun ağaç. (Akçaşar Yalvaç Yeşilköy Gelendost Isparta).

SABANVERME

Tarlayı üçüncü kez sürme.

SABANBÜKEN

Van ilinde, Erciş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SAYASABAN

Toprağın derinliğine fazla inmeyen saban. (Dereköy Uluborlu Isparta).

SABANDEMİRİ

Sabanda, toprağı yarmak için ökçenin demirlik adı verilen bölümüne geçirilen demir. (Yeşilköy Gelendost, Akçaşar Yalvaç Isparta).

SABANKIRAN

Kayışkıran.

YAPASSABAN

Düz yerde kullanılan eğri saban.

SABANKILICI

Sabanda, ökçeyi ok'a bağlamağa yarayan yassı küçük tahta parçası. (Akçaşar Yalvaç Isparta; Merzifon Amasya).

KOCASABAN

Van şehri, Muradiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında SABAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SABAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KESEK

Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. Tezek. Çimen yapmak için üzerindeki otuyla birlikte çıkarılmış çayır parçası.

AKOZ

Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi. Saban izi.

DENİZTİLKİSİ

Saban balığı.

AGDIRMA

Kağnı, araba, saban, döven ve benzerleri gibi rençber takımlarını koymak için yapılan üstü örtülü yer, sundurma.

ÇİZİ

Çizgi. Tutum, davranış. Saban demirinin toprakta bıraktığı iz.

ÖKÇE

Ayakkabı altının topuğa rastlayan yüksek bölümü, topuk. Saban demirinin geçtiği ağaç parçası. Topuğun arka bölümü.

MAHALLE

Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün bölündüğü parçalardan her biri. Bu parçalarda oturan insanlarn tamamı.

AKOS

Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi.

KOŞMAK

Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.

KULAK

Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

ABARA

Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).

PAPURA

İki çift öküzle çekilen ağır saban.

KARIK

Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). Sabanla açılan çizi. Ark. Arklar arasında kalan toprak parçası.

KAYIŞKIRAN

Baklagillerden, kökleri toprağa derince girdiği için tarlalar sürülürken sabanı tutan, çiçekleri kırmızı bir bitki, sabankıran (Onosis spinosa).

SÜRMEK

Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.

AMANAT

Eğreti, çürük, yıkılacak halde: Amanatmış, değmeden yıkıldı. Dülger, marangoz, demirci ve çiftçilerin kullandıkları testere, keser, balta, saban demiri, çizek gibi aygıtlar. Emanet. Emanet, bk. amanet. Emanet, bk. amanat.

AGOS

Sabanın açtığı iz, çizgi. Çift sürerken, koşum hayvanının uyması gereken çizgi.

KOTAN

Pulluk, büyük saban.

KILIÇ

Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah. Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Bu silah kullanılarak oynanan, hedef bölgesi baş, gövde ve kollar olan bir tür kılıç oyunu.

EVLEK

Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri. On liralık kâğıt para. Tarlalarda suyun akması için açılan su yolu. Dönümün dörtte biri kadar olan alan ölçüsü.