SAAD ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "saad" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. saad ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu saad ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde saad olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SAAD

Saat, karşılığı sad.

SAADETTİN

Dinin mutluluğu. Dini uğurlu, kutlu kılan.

SAADETLİ

Mutlu. Osmanlı döneminde korgeneral ile albay arasındaki rütbeli subaylara ve bu derecedeki vezirlere verilen unvan.

SAADETLE

"Güle güle" anlamında kullanılan bir esenleme sözü.

SAADET

Mutluluk.

SAADETHANE

Yüksek rütbeli kimselerin evi. Mutlu ve huzur içinde yaşanılan yer.

  -   -   -  

Anlamında SAAD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İZİN

Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet. Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil.

GÖNENMEKLİK

Saadet, mazhariyet.

MUTLULUK

Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik.

İÇSARAY

Eskiden saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu iç kısım. Topkapı sarayında taht kapısından sonra başlayan, padişahın harem dairesi, "hırka-i saadet" ve hazine dairelerinin bulunduğu bölüm.

ASRISAADET

Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.

IRIS

Sandık eşyası. Mutluluk, saadet.

MUTSUZLUK

Mutsuz olma durumu, bedbahtlık, saadetsizlik.

ONGUNLUK

Ongun olma durumu, mutluluk, bolluk, bereket, feyiz, saadet.

CEVAZ

İzin, müsaade.

KOMAK

Durdurmak, kaçırmamak. Delik. Koyuvermek, bırakmak: Aman kardeşim şunu koma kaçacak. Koymak. Bırakmak. Bırakmak, terketmek, vaz' etmek. Müsaade etmek, izin vermek, serbest bırakmak, salıvermek. Alıkoymak. Tesir etmek.

MUTLU

Mutluluğa erişmiş olan, ongun, mesut, saadetli, bahtiyar, berhudar. Mutluluk veren.

BİM

Bilgi İşlem Merkezi anlamında kısaad.

LÜTFETMEK

Vermek, ihsan etmek, bağışlamak. Söylemek, bildirmek. İzin vermek, müsaade etmek. Yüksek veya saygın bir kimse alçak gönüllülük göstermek.

MUTSUZ

Mutlu olmayan, bedbaht, saadetsiz.

ENDOSÜLFAN

Orta derecede zehirli etkiye sahip, temas, mide ve solunum yoluyla etkiyen, beyaz renkli kristalize yapıda organik klorlu bir insektisit. Ülkemizde kullanımına müsaade edilen az sayıda klorlu insektisitten biridir.

BAYNIMAK

Büyümek, gelişmek, serpilmek, şişmanlamak. Saadete ermek, arzularına kavuşmak.

RUHSAT

İzin, müsaade. İzin belgesi, ruhsatname.

DEVRİSAADET

Asrısaadet.

İDİKUT

Kutlu, saadetli, yüksek rütbeli.

DESTUR

İzin, müsaade. (destu:r) "Yol verin, savulun, izin verin" anlamlarında kullanılan bir söz. (destu:r) Karanlık, ıssız yerlere pis veya atık su dökerken cin çarpmasın diye yüksek sesle söylenen bir söz.