Sonu SAAD ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "saad" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu saad ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında saad olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde saad olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SAAD

Saat, karşılığı sad.

KISAAD

Bir deyim ya da terimdeki sözcüklerin ilk yazaçlarından seçilerek yaratılan kısaltma, örn. ALGOL, BASIC, COBOL, FORTRAN, AİB vb.

  -   -   -  

Anlamında SAAD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEVAZ

İzin, müsaade.

BİM

Bilgi İşlem Merkezi anlamında kısaad.

İDİKUT

Kutlu, saadetli, yüksek rütbeli.

İZİN

Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet. Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil.

IRIS

Sandık eşyası. Mutluluk, saadet.

MUTLULUK

Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik.

ASRISAADET

Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.

GÖNENMEKLİK

Saadet, mazhariyet.

İÇSARAY

Eskiden saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu iç kısım. Topkapı sarayında taht kapısından sonra başlayan, padişahın harem dairesi, "hırka-i saadet" ve hazine dairelerinin bulunduğu bölüm.

BAYNIMAK

Büyümek, gelişmek, serpilmek, şişmanlamak. Saadete ermek, arzularına kavuşmak.

DEVRİSAADET

Asrısaadet.

RUHSAT

İzin, müsaade. İzin belgesi, ruhsatname.

ENDOSÜLFAN

Orta derecede zehirli etkiye sahip, temas, mide ve solunum yoluyla etkiyen, beyaz renkli kristalize yapıda organik klorlu bir insektisit. Ülkemizde kullanımına müsaade edilen az sayıda klorlu insektisitten biridir.

MUTSUZLUK

Mutsuz olma durumu, bedbahtlık, saadetsizlik.

MUTLU

Mutluluğa erişmiş olan, ongun, mesut, saadetli, bahtiyar, berhudar. Mutluluk veren.

KOMAK

Durdurmak, kaçırmamak. Delik. Koyuvermek, bırakmak: Aman kardeşim şunu koma kaçacak. Koymak. Bırakmak. Bırakmak, terketmek, vaz' etmek. Müsaade etmek, izin vermek, serbest bırakmak, salıvermek. Alıkoymak. Tesir etmek.

MUTSUZ

Mutlu olmayan, bedbaht, saadetsiz.

ONGUNLUK

Ongun olma durumu, mutluluk, bolluk, bereket, feyiz, saadet.

DESTUR

İzin, müsaade. (destu:r) "Yol verin, savulun, izin verin" anlamlarında kullanılan bir söz. (destu:r) Karanlık, ıssız yerlere pis veya atık su dökerken cin çarpmasın diye yüksek sesle söylenen bir söz.

LÜTFETMEK

Vermek, ihsan etmek, bağışlamak. Söylemek, bildirmek. İzin vermek, müsaade etmek. Yüksek veya saygın bir kimse alçak gönüllülük göstermek.