Kelimeler arşivi içinde; sonunda "rıza" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu rıza ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında rıza olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde rıza olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
RIZA
Razı olma, isteme, istek.
DÜZRIZA
Terzi cedveli. (Gerze Sinop).
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
Bu bölümde tanımı içerisinde RIZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARIZALANIVERMEK
Çabucak arıza yapmak.
HASBETENLİLLAH
Tanrı için, Tanrı uğruna, Tanrı rızası için, karşılık beklemeksizin.
ARIKLI
Hastalıklı. Arızalı. Çanakkale ilinde, Küçükkuyu bucağına bağlı bir yer. Diyarbakır ili, Lice ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ilinde, Yenice nahiyesine bağlı bir bölge. Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ENGEBESİZ
Engebesi olmayan, arızasız.
ENGEBE
Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yer biçimleri, yüzey şekilleri, engebelik, arıza, avarız.
ARIZALANABİLME
Arızalanabilmek işi.
ARIZALANIVERME
Arızalanıvermek işi.
ARIZASIZLIK
Arızasız olma durumu.
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
ARIZALANMA
Arızalanmak işi, bozulma.
ARİZE
Arapça kökenli ârıza: arıza.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
ÇEKİCİ
Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt. Alımlı.
ENGEBELİ
Engebesi olan, engebesi çok olan, arızalı.
BOZULMAK
Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.
ARIZALANABİLMEK
Arızalanma olasılığı bulunmak.
ONAŞMAK
Karşılıklı rıza göstermek, razı olmak.
ARIZKA
Bozukluk, arıza.
ARIZALANMAK
Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak.
AGGIN
Az meyilli ve arızasız olan toprak.