Kelimeler arşivi içinde; başında "rıza" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. rıza ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu rıza ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde rıza olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RIZA
Razı olma, isteme, istek.
RIZAPAŞA
Bilecik şehrinde, Söğüt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde RIZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HASBETENLİLLAH
Tanrı için, Tanrı uğruna, Tanrı rızası için, karşılık beklemeksizin.
ONAŞMAK
Karşılıklı rıza göstermek, razı olmak.
ARIZASIZLIK
Arızasız olma durumu.
ARIZALANIVERMEK
Çabucak arıza yapmak.
ENGEBE
Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yer biçimleri, yüzey şekilleri, engebelik, arıza, avarız.
ARIZKA
Bozukluk, arıza.
ENGEBESİZ
Engebesi olmayan, arızasız.
ARIZALANABİLMEK
Arızalanma olasılığı bulunmak.
ARIKLI
Hastalıklı. Arızalı. Çanakkale ilinde, Küçükkuyu bucağına bağlı bir yer. Diyarbakır ili, Lice ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ilinde, Yenice nahiyesine bağlı bir bölge. Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇEKİCİ
Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt. Alımlı.
ARIZALANMA
Arızalanmak işi, bozulma.
AGGIN
Az meyilli ve arızasız olan toprak.
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
ARİZE
Arapça kökenli ârıza: arıza.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
BOZULMAK
Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.
ARIZALANABİLME
Arızalanabilmek işi.
ENGEBELİ
Engebesi olan, engebesi çok olan, arızalı.
ARIZALANIVERME
Arızalanıvermek işi.
ARIZALANMAK
Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak.