Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ruba" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ruba ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ruba olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ruba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
RUBA
Giysi, giyecek, urba.
Bu bölümde tanımı içerisinde RUBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOTA
Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini, oranlarını veya miktarlarını gösteren liste. Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. Kuruluşlarda veya derneklerde bir gruba tanınan kontenjan sayısı. Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı.
CORCOR
Hindi. İki gruba ayrılan çocukların bir kısmının yere çizilen daire içine, bir kısmının dışına sıralanarak oynadıkları oyun. Sulu, cıvık.
HADRONLAR
Mezonlar ve baryonlar olmak üzere iki sınıfa ayrılan, şiddetli kuvvet etkileşimi yapan atom altı parçacıklar. Mezonların kütlesi elektron kütlesi ile proton kütlesi arasındadır. Baryonların kütlesi ise proton kütlesine eşit veya daha büyüktür. Proton ve nötronlar, diğer bazı parçacıklar gibi bu gruba dahildir. Günümüzde hadronların kuark adı verilen daha temel birimlerden oluştuğuna inanılmaktadır.
MEŞRUBATÇI
Meşrubat hazırlayan, üreten veya satan kimse.
KIŞKIRTMA
Kışkırtmak işi, tahrik. Herhangi bir kişiye, gruba, kuruluşa veya devlete karşı girişilen ve onları sonradan ağır sonuçlar verecek bir karşı eylemde bulunmaya zorlayan, önceden tasarlanmış girişim, kışkırtı, provokasyon.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
FOSFORİLASYON
Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi. Bir gruba fosfat grubu eklenmesi.
AHREP
(Divan edebiyatı terimi) Mef'ûlü adımiyle başlıyan rubai. "Mef'ülü" kalıbıyla başlayan dördül ölçüleri.
AHREM
(Divan edebiyatı terimi) Mef'ûlün adımiyle başlıyan rubai. "Mef'ülün" kalıbıyla başlıyan dördül ölçüleri.
BAŞDELEGE
Bilimsel veya diplomatik bir etkinlikte katılımcı gruba başkanlık eden kimse.
FRAPE
Buzlu veya dondurulmuş olarak sunulan içki, meşrubat.
TRÖST
Aynı alanda iş yapan çeşitli ortaklıkların hisse senetlerinin, bir denetim teşkilatına teslim edilmesi ve yönetimin bir teşkilatı yöneten gruba aktarılmasıyla oluşan, tekelci sermayedarlığa dayanan ortaklıklar birliği.
DÖRDÜL
Kare. Rubai.
ALAK
Bataklık yer. Köşk. Bağ, bahçe kulübesi. Sığır konulan, üstü açık kenarı çitle çevrili yer. İniş yerlerde kızağın hızım kesmek için önüne bağlanan ağaç. At eğeri. Oyunlarda aynı taraftaki eş, bir guruba katılan kimse: Bizim alak nereye gitti. Şaşkın, sersem, alık (bakış): Alak alak, ne bakıyorsun?. Kızana gelmiş köpek. Karışık tüylü. Çiftleşmek isteyen dişi köpek.
KORTİKOSTEROİT
Böbrek üstü bezinin korteksinden salgılanan steroit hormonlardan herhangi biri. Böbrek üstü bezi kabuğu tarafından salgılanan, birçok organ ve hücrenin fonksiyonu üzerine önemli etkileri olan 21 karbonlu steroit yapıdaki kortizol ve aldosteron gibi hormonlar ve bunlarla aynı yapıda üretilen benzerleri. Glukokortikoitler ve mineralokortikoitler olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Herpesvirüsler gibi latent virüslerin yeniden aktivasyonuna neden olurlar.
KIPÇAK
XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu, Kuman. Günümüzde Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçay Malkarca vb. lehçeleri konuşan gruba verilen genel ad.
DÜBEYT
(Divan edebiyatı terimi) Rubainin bir adı.
İÇECEK
İçilen her şey, meşrubat.
KAROTENOİT
San, portakal rengi, kırmızı ya da kahverengi, yağda çözünen, bitkilerde sentezlenen, fotosentezde görev yapan, çiçekler ve meyvelerde bulunan, karotenler ve ksantofiller olmak üzere iki gruba ayrılan bir pigment grubu. Bitkilerin çiçek ve meyve kısımlarında, balıkların kromotoforlarında, etinde, karaciğerinde, gonadlarında ve yumurtalarında bulunan ve onlara sarı, turuncu, kahverengi veya kırmızı renklerini veren, çoğunlukla fotosentez tepkimelerinde de görev alan, yağda çözünen, karotenler ve ksantofiller olmak üzere iki grubu bulunan karbonlu bir bileşik. Sarı, portakal rengi, kırmızı veya kahverengi yağda çözünen, bitkilerde sentezlenen, fotosentezde görev yapan, çiçekler ve meyvelerde bulunan, karotenler ve ksantofiller olmak üzere iki gruba ayrılan bir pigment grubu.
EBE
Doğum işini yaptıran kadın. Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün sorumluluğu üzerine alan çocuk, oyun ebesi. Büyükanne, nine.