Kelimeler arşivi içinde; sonunda "raca" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu raca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında raca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde raca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ENTOMOSTRACA
SAĞIRKARACA
EYNEKARACA
MASKARACA, KIZKARACA
BAKARACA, BUHARACA
UCURACA, MUHRACA, BUHRACA
BURACA, SIRACA, GARACA, HIRACA, PARACA, MORACA, BORACA, MURACA, MÜRACA, OYRACA, KARACA
ARACA
RACA
RACA
Hindistan'da prenslere verilen unvan.
BUHARACA
Baca.
MASKARACA
Maskara gibi, maskaraya benzer bir biçimde.
HIRACA
Cılız, çelimsiz, sıska.
MUHRACA
Baca.
KIZKARACA
Çorum ili, Alaca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SIRACA
Deride ve genellikle boyunda görülen, lenf düğümlerinin şişkinliğiyle beliren tüberküloz türü.
PARACA
Para ile ilgili olarak, para bakımından.
EYNEKARACA
Samsun şehrinde, Lâdik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SAĞIRKARACA
Aksaray ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BURACA
Baca.
ENTOMOSTRACA
İlkel krustaseler.
UCURACA
Uzakça.
BUHRACA
Baca.
BAKARACA
Dam loğlarını çekmek için tahtadan yapılmış aygıt.
GARACA
İftiracı (kimse için): Amma garaca adamsın ha. Pazı. Soğan tohumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde RACA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİMDİK
Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
ÇOKGEN
Açı oluşturacak biçimde üç ve üçten çok kenardan oluşan kapalı şekil, poligon.
BAŞVURMA
Başvurmak işi, müracaat.
ARABALIK
Garaj. Araba dolduracak miktarda olan.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ÇELMECE
Aklı karıştıracak biçimde.
BAŞVURU
Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.
BAŞVURULMAK
Başvuru yapılmak, müracaat edilmek.
BAŞVURMAK
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.
BERJER
Arkası kabarık ve yüksek, oturacak yeri geniş koltuk.
BİYEL
Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.
BRİK
İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.
ÇÖZÜNME
Çözünmek işi. Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması.
BAŞVURDURMAK
Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek.
ASLANAĞZI
Sıracagillerden, türlü renkte, güzel, kokusuz çiçekleri olan bir bitki, danaburnu. Havuz kenarlarına konulan ve ağzından su akan aslan biçiminde süs taşı.
BAŞVURUCU
Bir iş için başvuran kimse, müracaatçı.
ÇULLANMAK
Alta almak için birinin üzerine abanmak. Birine beklemediği bir anda saldırmak. Birini bezdirecek, bıktıracak kadar üzerine gitmek.
BENZEMEK
İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak, andırmak. Sanısını uyandırmak, gibi görünmek.