Kelimeler arşivinde; içinde "raci" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde raci bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu raci ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında raci olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARACİĞERLEŞME
KARACİĞERLİ, OSTRACİİDAE
CHARACİDAE
KARACİĞER, GARACİĞER
BAKRACİK, GRACİOSO, MİRACİYE, SARACİYE
RACİYE
RACİH, RACİK
RACİ
RACİ
Geri dönen. Dokunan, ilgilendiren, dayanan.
RACİH
Değerli, üstün.
RACİK
Cevizli sucuk.
GARACİĞER
Karaciğer.
RACİYE
Rica eden, yalvaran. Umutlu.
CHARACİDAE
Karaksgiller.
GRACİOSO
İspanyol halk tiyatrosunda gülünçlükler yapan uşak tipi.
KARACİĞER
Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.
SARACİYE
Deri, muşamba vb.nden yapılan bavul, çanta cüzdan, kemer ve benzerleri ürün. Deri, muşamba vb.nden bavul, çanta cüzdan, kemer ve benzerleri ürün yapma işi.
KARACİĞERLEŞME
Dokuların kıvam ve görünüş olarak karaciğere benzer bir görünüm kazanması, hepatizasyon. Özellikle fibrinli akciğer yangılarının belli dönemlerinde akciğerin makroskobik görünümünü tanımlarken kullanılır.
OSTRACİİDAE
Sandık balığıgiller.
BAKRACİK
Küçük bakraç.
MİRACİYE
Hz. Muhammet'in göğe çıkışını konu edinen divan koşuğu.
KARACİĞERLİ
Kötü yürekli.
Bu bölümde tanımı içerisinde RACİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞAÇKAKANGİLLER
Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının gökkuzgunumsular(Coraciiformes) takımından, kama biçiminde gagalı, sert kuyruklu, ağaçlara tırmanan, böceklerle beslenen bir familya. Yeşil ağaçkakan (Picus viridis), küçük yeşil ağaçkakan (P.canus), kara ağaçkakan (Dryocopus martius), orman alaca ağaçkakan (Dendrocopos major), küçük ağaçkakan (D.minör) iyi bilinen türleridir. (Picidae, Lat. picus = ağaçkakan):Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ağaçkakanlar (Pici) alt-takımının bir familyası. Kama biçiminde gagalı, sert kuyruklu, ağaçlara tırmanan kuşlardır. Böcek v.b. yerler. Yeşil ağaçkakan (Picus viridis), külrengi ağaçkakan (P. canus), kara ağaçkakan (Dryocopus martinus), büyük alaca ağaçkakan (Dryobates major), küçük alaca ağaçkakan (D. minor), döner-boyun (jynx torquilla) iyi bilinen türleridir.
SARILIK
Sarı olma durumu. Derinin sarı renk aldığı bir hastalık belirtisi. Sarı renk. Derinin, dokuların ve organizmadaki sıvıların sarı bir renk almasıyla beliren hastalık, karaciğer yangısı, hepatit.
AMİLOİDOZİS
Amiloid adı verilen lifli protein bileşiğinin birçok veya tek bir organda hücre dışında birikmesiyle oluşan metabolizma hastalığı. Kimyasal olarak etkisiz olan bu proteinler başta böbrekler olmak üzere karaciğer, dalak, böbrek üstü bezi ve mide-bağırsak kanalında birikir.
AĞAÇKAKANLAR
Kuşlar (Aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, kama biçiminde gagalı, ince dilli, tırnakları kuvvetli, orta kuyruk tüyleri sert olup destek görevi gören ve bu sayede ağaçlara tırmanan, ağaçkakangiller (Picidae), boyunçevirengiller (Jyngidae), parlak kuşgiller (Galbulidae), tukangiller (Rhamphastidae) gibi familyaları olan bir alt takım. (Pici,gibi familyaları vardır.
UYKULUK
Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad. Dalak. Karaciğer. Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir.
GLİKOJEN
Karaciğer ve kaslarda bulunan, hidrolizle şeker veren karbonhidrat.
AKANTOSİT
Üzerinde düzensiz, sayısı 5-10 arasında değişen sitoplazmik çıkıntılar içeren, yıldız görünümlü, alyuvar. Köpeklerde, karaciğer hastalıkları, beslenme bozuklukları, hemanjiyosarkom ve abetalipoproteinemi gibi nedenlerle oluşur.
KELEBEK
Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. Bu hayvanın neden olduğu hastalık.
CİĞER
Akciğerlerle karaciğerin ortak adı. Yürek, iç. Hayvanlarda akciğer, yürek ve karaciğerin oluşturduğu takım.
SİROZ
Karaciğerin büyümesi veya işlevlerinin körelmesi ile ortaya çıkan bir hastalık.
TAKIM
Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.
AMANİTA
Yapısında siklopeptit yapılı zehirli bileşikler içeren, şiddetli karaciğer, böbrek ve mide hastalıklarına neden olan şapkalı mantar türü.
HİDATİT
Birçok memelinin ve insanın karaciğerinde gelişen ekinokok tenyasının larvası.
SAKATAT
Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları.
AMANİTİN
Karaciğer ve sinirleri etkileyen cıvık mantarların polipeptit yapısındaki toksini.
AMİLOİT
Nişastaya benzeyen, beyinde depolandığı zaman Alzhaimer hastalığına sebep olan, kalp, karaciğer, dalak ve diğer organlarda depo edilen kompleks proteine benzer telli materyal.
SAFRA
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.
MORİNA
Mezgitgillerden, kuzey denizlerinde yaşayan, eti yenilen, karaciğerinden yağ çıkarılan bir balık (Gadus morrhua).
GÖKKUZGUN
Gökkuzgunumsular takımının gökkuzgungiller familyasından, başı, kanatları mavi, boyun ve karnı yeşil göçücü kuş (Coracias garrulus).
KARABAŞ
Çoban köpeği. Kışa dayanıklı sert buğday. Evlenmemiş, evlenmek istemeyen erkek. Rahip. Ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki (Lavandula stoechas). Bir hücreli özel bir asalağın, hindinin karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı.