Kelimeler arşivi içinde; başında "rabıt" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. rabıt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu rabıt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde rabıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RABITASIZLIK
RABITASIZ
RABITALI
RABITA
RABIT
RABIT
Bağ, bağlama. Bağlaç.
RABITASIZ
Düzensiz, birbirini tutmaz. Bağlantısız. Birbirine bağlı ya da tutarlı olmadan. Ağırbaşlı olmayan, tutarsız.
RABITA
Bağlayan şey, bağ. İlgi, ilişki. Birbirini tutma, tutarlık. Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü. Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması. İki şeyi birbirine bağlayan ip. Düzen, sıra.
RABITASIZLIK
Rabıtasız olma durumu.
RABITALI
Düzgün, düzenli. Sözünü bilen, tutarlı, ağırbaşlı. Bağlantılı.
Bu bölümde tanımı içerisinde RABIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞLAÇ
Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
BAĞLANTILI
Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı.
RAPATA
Yufka ekmeğini tandıra yapıştırmak için kullanılan, içi ot ya da paçavra dolu, yastık biçiminde araç. Ekmeği tandırın iç yüzüne yapıştırmakta kullanılan, içi ot ya da paçavra dolu yastık biçiminde bir araç. Arapça kökenli rabıta: Açılmış hamurun üzerine serilerek tandıra vurulan, yapıştırılan, bir yüzü ağaç örgü, diğer yüzü yastık biçiminde eşya (Erzincan Merkez). Ekmek yapılacak hamuru tandıra yapıştırmada kullanılan yastık biçiminde bir alet. Fırıncıların ekmek yaparken kullandıkları içi saman dolu yastık (Ebilhindi Erzurum).
BENT
Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.
BAĞLANTISIZ
Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.
İLLİYYET
nedensellik. -rabıtası: nedensellik bağı.
MARABUT
Kuzey Afrika'da dervişlere verilen ad, murabıt.
DÜZGÜN
Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.