İçinde RABIT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "rabıt" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rabıt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu rabıt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rabıt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

RABIT

Bağ, bağlama. Bağlaç.

RABITASIZLIK

Rabıtasız olma durumu.

MURABIT

Savaşçı derviş. Marabut.

RABITALI

Düzgün, düzenli. Sözünü bilen, tutarlı, ağırbaşlı. Bağlantılı.

RABITASIZ

Düzensiz, birbirini tutmaz. Bağlantısız. Birbirine bağlı ya da tutarlı olmadan. Ağırbaşlı olmayan, tutarsız.

RABITA

Bağlayan şey, bağ. İlgi, ilişki. Birbirini tutma, tutarlık. Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü. Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması. İki şeyi birbirine bağlayan ip. Düzen, sıra.

  -   -   -  

Anlamında RABIT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RABIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

RAPATA

Yufka ekmeğini tandıra yapıştırmak için kullanılan, içi ot ya da paçavra dolu, yastık biçiminde araç. Ekmeği tandırın iç yüzüne yapıştırmakta kullanılan, içi ot ya da paçavra dolu yastık biçiminde bir araç. Arapça kökenli rabıta: Açılmış hamurun üzerine serilerek tandıra vurulan, yapıştırılan, bir yüzü ağaç örgü, diğer yüzü yastık biçiminde eşya (Erzincan Merkez). Ekmek yapılacak hamuru tandıra yapıştırmada kullanılan yastık biçiminde bir alet. Fırıncıların ekmek yaparken kullandıkları içi saman dolu yastık (Ebilhindi Erzurum).

BAĞLAÇ

Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır.

BAĞLANTISIZ

Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.

İLLİYYET

nedensellik. -rabıtası: nedensellik bağı.

MARABUT

Kuzey Afrika'da dervişlere verilen ad, murabıt.

BAĞLANTILI

Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

DÜZGÜN

Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.