PUŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "puş" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. puş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu puş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde puş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

PUŞTOLMAK, PUŞTOĞLAN, PUŞDETMEK, PUŞTANBAR, PUŞLANMAK

8 harfli kelimeler

PUŞUTMAK, PUŞGUNÇU, PUŞTLAMA, PUŞUKMAK

7 harfli kelimeler

PUŞTLUK

6 harfli kelimeler

PUŞLUH, PUŞTAN, PUŞLUK, PUŞKUN, PUŞGUN

5 harfli kelimeler

PUŞTA, PUŞKU, PUŞUT, PUŞDA, PUŞAT, PUŞTU

4 harfli kelimeler

PUŞT, PUŞU, PUŞİ, PUŞA

3 harfli kelimeler

PUŞ

Bazı kelimelerin anlamları

PUŞ

Karın, mide, işkembe : Bu öküzün puşu çok büyük. Minderlerin, sedir yastıklarının, semerlerin içine konulan kuru ot. Eşcinsel erkek. Puşt.

PUŞKUN

Fırtına. Tipi. Yelin derin çukurlara doldurduğu kar yığınları.

PUŞTLUK

Puşt olma durumu. Kalleşlik.

PUŞUKMAK

Erkek eşek dişisini görünce ürkerek koşmak.

PUŞLUH

Puştluk; aldatmaca; atlatma.

PUŞLUK

Kalleşlik.

PUŞTOLMAK

Kilit, vida, değirmen kolu ve benzerleri şeyler yalama olmak, bozulmak.

PUŞTOĞLAN

Kırmızı çiçekli bir süs bitkisi.

PUŞGUN

Tipi.

PUŞDETMEK

Yediğine değmemek, yenilen şey ağza bulaşacak kadar az olmak.

PUŞTANBAR

Tahılın değirmen taşına dökülmesini sağlayan taşın ortasındaki bölüm.

PUŞUTMAK

Erkek eşek dişisini görünce ürkerek koşmak.

PUŞTAN

Çarığın içine konulan bez.

PUŞGUNÇU

Gereksiz para harcayan. Orda burda konuşup gezen, evine uğramayan.

PUŞTLAMA

Soğuğa engel olması için iki döşeme tablası arasına konulan 10 cm. genişliğindeki tahta.

PUŞLANMAK

İplik, tel ve benzerleri şeyler dolaşmak, karışmak.

  -   -   -  

Anlamında PUŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PUŞTA

Tomruğun kenarından çıkarılan ilk tahta (bir yanı düz bir yanı yuvarlak olur). Tahtaların en ince yerleri. Patlıcan, domates, biber fidesi. Bağ, bostan, sebze ekilen evlek. Tarla sürerken sabanın açtığı izin iki yanında yükselen topraklar : Saban puştaları düzler. Evlekleri birbirinden ayıran toprak sırt. Tarlaların sulanması için açılan su arkı.

GOPUŞ

Kopuş; başlangıç durumu.

GEDDERE

Büyük kama, bıçak. Arapça kökenli gaddâre: kılıç. Şapka; serpuş; fes.

İŞLEPE

Fötr şapka. Serpuş.

GOTLEZ

Puşt, ibne. Kuyruksuz kümes hayvanı.

BÖRYARKU

Parlak serpuş.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

TİYAR

Başlık, serpuş.

POŞA

Kalbur, elek yapan ve satan. Çingene. Çingene kadını. Çingene// poşa puşa: poşa gibi topluluk, çingenevari bir topluluk.

KOPUŞMAK

Koşuşmak, seğirtmek. Çıkmak, başlamak : O sırada Rus harbi kopuştu. Çözülmek : Dün aldığım yün eldiven kopuşuverdi.

DİBSİRİ

Kahpe, puşt.

GAPIŞMAK

Kapışmak, kavga etmek. Eski türkçe kapuşmak: kapışmak; güreşmeye başlamak. Kapıştırmak, bir birine tutuşturmak.