Kelimeler arşivi içinde; başında "put" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. put ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu put ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde put olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PUTREFAKSİYON
PUTPERESTLİK, PUTLAŞTIRMAK
PUTLAŞTIRMA
PUTISINMAK
PUTALAMAK, PUTATAPAR, PUTHEYKEL, PUTPEREST, PUTLAŞMAK
PUTRESİN, PUTRELLİ, PUTLAŞMA
PUTURAK, PUTLAMA, PUTLACI
PUTRAK, PUTİNA, PUTREL, PUTTUĞ
PUTAH, PUTTO, PUTUH, PUTUK, PUTUR
PUTA
PUT
PUT
Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne, tapıncak, sanem, fetiş. Haç. Üç dört tel ipekten bükülmüş iplik.
PUTLAŞMAK
Gereğinden çok değer kazanmak.
PUTLAŞMA
Putlaşmak işi.
PUTLAŞTIRMA
Putlaştırmak işi.
PUTREFAKSİYON
Genellikle oksijensiz koşullarda organik maddelerin yapılarının bazı mikroorganizmalar tarafından bozulması.
PUTALAMAK
Işıldamak : Gökte yıldız putalar.
PUTRELLİ
Putreli olan.
PUTPEREST
Puta tapan.
PUTISINMAK
Onuru kırılıp üzülmek.
PUTLAŞTIRMAK
Bir şeyi olağanüstü görerek gereğinden çok değer vermek, put durumuna getirmek.
PUTATAPAR
Putlara tapan kimse.
PUTURAK
İnce ve yapışkan dikenli tohumları olan bir çeşit ot. Kırılan ağaç dallarının ağaçta kalan parçaları. Bir şeyin çokluğu ve sıklığı için : Meyveler puturak gibi. Yapışkan, dikenli meyveli bir çeşit çalı.
PUTRESİN
Hücre çoğalması ve büyümesi için gerekli olan poliaminlerden biri ve spermidinin öncül molekülü. Hayvan dokularının veya etin bozulması sırasında, proteinlerin anaerobik yıkımlanması sonucu ornitinin dekarboksilasyonuyla oluşan kötü kokulu, renksiz bir biyolojik amin.
PUTHEYKEL
(Heykel) İlkel toplumlarda tapınılan küçük heykel.
PUTLAMA
Budama (ağaç için).
PUTPERESTLİK
Fetişizm.
Bu bölümde tanımı içerisinde PUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEZ
Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.
BAĞLAMA
Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.
KOKARCA
Etoburlardan, orta boyda, kendini korumak için düşmanına kötü kokulu sıvı fışkırtan, ince, uzun bir kürk hayvanı (Mustela putorius).
PREZERVATİF
Cinsel ilişkiyle geçebilecek hastalıklardan korunmak veya kadının hamile kalmasını önlemek için erkeklerin kullandığı ince, saydam bir tür kılıf, kondom, kaput (I).
KAPUTLUK
Kaputların konulduğu yer. Kaput yapmak için kullanılan (kumaş).
AKDON
Uzun, paçası bağlı, ak, erkek donu. Kaput, erkek donu. (Yenikent Aksaray Niğde).
FETİŞ
Put. Uğurlu sayılan şey. Saplantılı bir biçimde cinsel coşku uyandıran karşı cinse ait elbise, ayakkabı vb. eşya. Tapınırcasına sevilen şey ya da kimse.
KAPORTA
Otomobilde kaput ya da ön kapak. Kişinin yüz, giysi, ayakkabı vb.nden oluşan dış görünümü. Gemi içinin aydınlanması ve hava alması amacıyla güvertede açılmış bulunan camekânlı yer. Motorlu taşıtları örten, genel olarak sacdan yapılmış dış bölüm.
FETİŞİZM
İlkel toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesnelere tapınma, tapıncakçılık, putperestlik. Karşı cinsin giysi vb. şeyleriyle cinsel coşku ve doygunluk sağlama.
PAÇAVRA
Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput. Değersiz ve iğrenç şey veya kimse.
BEŞOULUK
Elâzığ kenti, Harput nahiyesine bağlı bir bölge.
SANEM
Put (I). Çok güzel kadın.
BEYDALI
Elâzığ ilinde, Harput bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BOYİŞKENCESİ
Gövdesi putrelden yapılmış, kapı, pencere, dolap ve benzerleri uzun işleri sıkıştırmada kullanılan aygıt.
BELÇEK
Mintan, içlik, firenk gömleği. Cenazeyi mezara koyarken, tabutun altından geçirilip üstte birleştirilen, kuşak gibi kaput bezi parçası.
ÇÖKELTİ
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.
BEYDOĞMUŞ
Elâzığ şehri, Harput nahiyesine bağlı bir bölge.
ARPUT
Harput.
NEZLE
Soğuk almaktan ileri gelen, burun akması, aksırma ile beliren hastalık, ingin, tumağı, dumağı, çaputlama, zükâm, nevazil.
ATAR
Cesaret, cüret, kudret. Çaput aygıtı. (Dutluca, İnönü Eskişehir).