Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pusu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pusu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pusu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pusu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PUSU
Birine saldırmak için saklanarak beklenilen yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde PUSU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SANDIK
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
TAPULU
Tapusu olan. Emri altında, maiyetinde.
TAPUSUZ
Tapusu olmayan.
PUSULAMAK
Pusu konumuna veya durumuna getirmek.
HESAP
Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.
KUTUPLANMAK
İki kutupta toplanmak. Pusula ibresi kutba doğru yönelmek.
TEZKERE
Pusula. Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt. Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge.
KIBLENÜMA
Kıble yönünü göstermek için, bulunulan yere göre özel işareti olan pusula.
ÖNEZE
Avcıların av beklemek için taş yığınlarından yaptıkları pusu, evsin. Sürek avında pusuda av bekleyen avcı.
KERTERİZ
Bir yerin nerede bulunduğunu pusula ile ölçme. Balıkçıların denizde sığlıkları belirlemek için kullandıkları işaretlerin bütünü.
PUSULAMA
Pusulamak işi.
HAMİLİKART
Tavsiye edildiği üzerinde yazılı olan kartı, pusulayı taşıyan kimse.
YÖNBUL
Her türlü arazide harita ve pusula yardımıyla katılımcıların denetim noktalarını bulmaya çalıştıkları bir doğa sporu, oryantiring.
FATURA
Satılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası.
PUSULUK
Pusu kurulan yer.
PUSUCU
Pusu kuran veya pusuya yatan kimse.
KADRAN
Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam veya başka işaretler bulunan düzlem. Ölçek.
PUSULASIZ
Pusulası olmayan.
BETİK
Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula.
PUSULALI
Pusulası olan.