Kelimeler arşivi içinde; başında "pullu" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. pullu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pullu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pullu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PULLUHAYVANLAR
PULLUKÇENGELİ
PULLUKMAŞASI
PULLUKANASI, PULLUKÇULUK
PULLUBURMA, PULLUTARLA
PULLUKÇU, PULLUKIR
PULLUAL, PULLUCA
PULLUK
PULLU
PULLU
Üzerine pul yapıştırılmış. Pulu olan. Üzerine pul işlenmiş.
PULLUTARLA
Ağrı kenti, Doğubayazıt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
PULLUKIR
Baklakırı (at donu). Baklakırı (at donu için).
PULLUCA
Kütahya şehrinde, Simav belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
PULLUK
Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı.
PULLUKÇENGELİ
Pulluğun ön kısmında bulunan çengel. (Yalvaç Isparta).
PULLUHAYVANLAR
(Pholidota), Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının etenliler (Placentalia) alt-sınıfına giren bir takımı. Vücutları, büyük ve yassı olan kırmızı-kahverengi ve dikenli pullarla örtülüdür. Top gibi yuvarlakladırlar. Dişleri yoktur. Pullu-memeligiller (Manide) olmak üzere bir familyası vardır.
PULLUKÇULUK
Pullukçunun yaptığı iş.
PULLUKANASI
Pulluğun arka kısmı. (Doğanbey Beyşehir Konya).
PULLUAL
Pulları kırmızı renkte olan yazma. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
PULLUBURMA
Kadın fesinin alt kenarına sıralanan yalancı altın. (Çaltı Gelendost Isparta).
PULLUKMAŞASI
Pulluğu çekmek amacıyla pulluk çengeline takılan (U) harfi biçiminde araç. (Yalvaç Isparta).
PULLUKÇU
Pulluk yapan, hazırlayan veya satan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde PULLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARBUNYA
Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.
KEFAL
Kefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, topbaş balık (Mugil cephalus).
AGAMAGİLLER
Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) takımının, kertenkeleler (Lacertilia) alt takımından, ot ve böceklerle beslenen, Eski Dünya'da yaşayan, sırtlan taraklı olan türlere sahip bir familya. (Agamidae, Karibçe agama=bir tip kertenkele), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının kertenkeleler (Lacertilia) alt-takımının bir familyası. Eski Dünyanın sırtları taraklı olan kertenkeleleridir. Otçul ve böcekçildirler. Yakalı agama (Chlamydosaurus kingi), diken-kuyruklu agama (Uromastix spinipes), çöl agaması (Agama mutabilis), hardun (Alm. Stellio) iyi bilinen türleridir.
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).
KOTAN
Pulluk, büyük saban.
SARIBALIK
Sazangillerden, büyük pullu, iri bir balık (Idus jesses).
İZMARİT
İzmaritgillerden, pullu ve kılçıklı bir tür küçük balık (Maena smraris). İçilmiş sigara artığı.
LÜFER
Eti beyaz, tadı güzel, gövdesi pullu bir balık (Pomatomus saltatrix).
AKOS
Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi.
LEVREK
Levrekgillerden, eti beyaz, üzeri pullu iri bir balık (Labrax labrax).
SÜRMEK
Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
İGUANA
İguanagillerden, 1-2 metre boyunda, Amerika'nın tropikal bölgelerinde yaşayan, sırtında dikenli çıkıntılar bulunan, pullu, büyük sürüngen, Hint kertenkelesi (Iguana tuberculara).
SİNARİT
İzmaritgillerden, Marmara ve Akdeniz'de yaşayan, pullu, eti beğenilen bir balık (Dentex vulgaris).
ABARA
Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).
ISKARMOZ
Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı. Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk. Vücudu yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık (Sphyraena sphyraena).
TRANÇA
İzmaritgillerden, özellikle sıcak denizlerde yaşayan, pullu, esmer renkli, beyaz etli, kemikli bir balık (Pagrus ehrenbergii).
DİLEKÇE
Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazı, istida, arzuhâl.
ÇEKEL
Küçük çapa. Üvendirenin alt ucunda bulunan, pulluğa yapışan toprağı ayırmaya yarayan demir bölüm.
ÇOTİRA
Çotiragillerden, dikenli, sert pullu, kısa ve geniş, siyaha yakın esmer bir balık (Balistes capriscus).
KESKİ
Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç. Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak. Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası.