Kelimeler arşivinde; içinde "pullu" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pullu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pullu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pullu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUVARLAKPULLULAR
YUKARIPULLUYAZI, EŞKENARPULLULAR
PARLAKPULLULAR, PULLUHAYVANLAR
PULLUKÇENGELİ
PULLUKMAŞASI
PULLUKANASI, PULLUKÇULUK
PULLUTARLA, PULLUBURMA
PULLUKÇU, PULLUKIR
PULLUCA, PULLUAL, KAPULLU, AKPULLU
PULLUK
PULLU
PULLU
Üzerine pul yapıştırılmış. Pulu olan. Üzerine pul işlenmiş.
PULLUAL
Pulları kırmızı renkte olan yazma. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
PULLUBURMA
Kadın fesinin alt kenarına sıralanan yalancı altın. (Çaltı Gelendost Isparta).
PULLUHAYVANLAR
(Pholidota), Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının etenliler (Placentalia) alt-sınıfına giren bir takımı. Vücutları, büyük ve yassı olan kırmızı-kahverengi ve dikenli pullarla örtülüdür. Top gibi yuvarlakladırlar. Dişleri yoktur. Pullu-memeligiller (Manide) olmak üzere bir familyası vardır.
PULLUKIR
Baklakırı (at donu). Baklakırı (at donu için).
YUKARIPULLUYAZI
Hatay ili, Yayladağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
PULLUKÇENGELİ
Pulluğun ön kısmında bulunan çengel. (Yalvaç Isparta).
EŞKENARPULLULAR
(Rhomboganoidea), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının tükel-ağızlılar (Teleostomi) alt-sınıfına giren bir takımı. İskeletleri kemiklidir. Bazısı taşıl olmuş ve soyu tükenmiştir. Yaşayan türlerinin üstü parlak, eşkenar pullarla örtülüdür., Kuyrukları heteroserktir. Kemikli-turna-balığıgiller (Lepisosteidae) familyası. vardır.
PULLUKMAŞASI
Pulluğu çekmek amacıyla pulluk çengeline takılan (U) harfi biçiminde araç. (Yalvaç Isparta).
PULLUTARLA
Ağrı kenti, Doğubayazıt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
PULLUCA
Kütahya şehrinde, Simav belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
PARLAKPULLULAR
(Ganoidei,) eşkenar-pullular (Rhamboganoidea) takımlarını içine alır.
PULLUKANASI
Pulluğun arka kısmı. (Doğanbey Beyşehir Konya).
PULLUKÇULUK
Pullukçunun yaptığı iş.
PULLUKÇU
Pulluk yapan, hazırlayan veya satan kimse.
YUVARLAKPULLULAR
(Cycloganoidea) familyasına girer.
Bu bölümde tanımı içerisinde PULLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİLEKÇE
Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazı, istida, arzuhâl.
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).
KESKİ
Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç. Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak. Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası.
AKOS
Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi.
KEFAL
Kefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, topbaş balık (Mugil cephalus).
ÇEKEL
Küçük çapa. Üvendirenin alt ucunda bulunan, pulluğa yapışan toprağı ayırmaya yarayan demir bölüm.
ABARA
Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).
ISKARMOZ
Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı. Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk. Vücudu yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık (Sphyraena sphyraena).
SARIBALIK
Sazangillerden, büyük pullu, iri bir balık (Idus jesses).
LÜFER
Eti beyaz, tadı güzel, gövdesi pullu bir balık (Pomatomus saltatrix).
İGUANA
İguanagillerden, 1-2 metre boyunda, Amerika'nın tropikal bölgelerinde yaşayan, sırtında dikenli çıkıntılar bulunan, pullu, büyük sürüngen, Hint kertenkelesi (Iguana tuberculara).
İZMARİT
İzmaritgillerden, pullu ve kılçıklı bir tür küçük balık (Maena smraris). İçilmiş sigara artığı.
AGAMAGİLLER
Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) takımının, kertenkeleler (Lacertilia) alt takımından, ot ve böceklerle beslenen, Eski Dünya'da yaşayan, sırtlan taraklı olan türlere sahip bir familya. (Agamidae, Karibçe agama=bir tip kertenkele), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının kertenkeleler (Lacertilia) alt-takımının bir familyası. Eski Dünyanın sırtları taraklı olan kertenkeleleridir. Otçul ve böcekçildirler. Yakalı agama (Chlamydosaurus kingi), diken-kuyruklu agama (Uromastix spinipes), çöl agaması (Agama mutabilis), hardun (Alm. Stellio) iyi bilinen türleridir.
BARBUNYA
Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.
SÜRMEK
Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
SİNARİT
İzmaritgillerden, Marmara ve Akdeniz'de yaşayan, pullu, eti beğenilen bir balık (Dentex vulgaris).
KOTAN
Pulluk, büyük saban.
TRANÇA
İzmaritgillerden, özellikle sıcak denizlerde yaşayan, pullu, esmer renkli, beyaz etli, kemikli bir balık (Pagrus ehrenbergii).
ÇOTİRA
Çotiragillerden, dikenli, sert pullu, kısa ve geniş, siyaha yakın esmer bir balık (Balistes capriscus).
LEVREK
Levrekgillerden, eti beyaz, üzeri pullu iri bir balık (Labrax labrax).